26.3 C
İzmir
20.5 C
Istanbul
22.9 C
Ankara
Mittwoch, September 16, 2026 3:08:10
Start Bilim Beynimizin oyunu mu, toplumsal gerçeklik mi?

Beynimizin oyunu mu, toplumsal gerçeklik mi?

0
12

Beynimiz bize çoğu zaman güzel oyunlar oynar. Zemin-cisim bütünlüğünü farklı olarak algılar ve bazı gerçeklikleri ya yokmuş gibi, ya da olduğundan çok farklı olarak algılar. Biz de buna inanırız.

Düz olmasına rağmen yatay duruşları farklı olduğu için, farklıymış gibi algıladığımız resimler, sabit olmasına rağmen çizimden dolayı hareket ediyormuş gibi resimler, ortada bulunan yuvarlakla aynı boyutta olmasına rağmen çevrelerindeki diğer dairelerin boyutları yüzünden farklı algıladığımız resimler, beynimizin bize oynadığı oyunlardandır.

Yukarıdaki resim de bunlardan birisi.

Resmin orjinal halini, konsantre olup baktığımızda görebiliyoruz. Sütunlara konsantre olduğumuzda, onların fiziksel özelliklerini algılıyoruz. Yani sütunlara zeminden ayrı olarak bakmak zorundayız.

Dünyayı algılamamız da bu şekilde farklılıklar gösterebiliyor. Doğaya ve insana dair bilgilerimiz, inançlarımızdan, sosyal birikimimizden, kültürümüzden etkilenerek bizlere çok farklı algılama şekilleri sergilemekte.

Acaba dünya ve hayat aslında nasıl?

Bizim doğru bildiklerimiz acaba gerçekten doğru mu?

Yukarıdaki resme baktığımzıda gördüğümüz beş kişi aslında orada değiller. Onlar sütunların aralarındaki karanlık ve boşluklar.

Bu resme bakarak şu yorumu yaptığımızda kimilerimiz rahatsız olabilir: ‘İnsanmış gibi görünen birçok boşluk vardır. İnsanmış gibi görünürler ama aslında onlar içi boş varlıklar’.

Bu yorumu muhafazakar/dindar kesimden biri yaptığında, bu boş insanları ‘dinden uzak kişiler’ olarak tanımlar.

Diğer bir kişi de ‘düşüncesiz oldukları için boş insanlar olduğunu’ belirtebilir.

Bir diğeri de, ‘dünyada ne kadar boş ve gereksiz insan var’ diyebilir.

Bir diğeri de, ‘her canlı değerlidir ve boş değildir’ diyebilir.

Bu değerlendirmeleri daha da çoğaltabiliriz.

Ne kadar da fazla yorum ve değerlendirme ortaya çıkar, siz de tahmin edebilirsiniz. Herkes kendi bakış açısından haklıdır ve tezini savunmaya devam eder.

Aslında kimi zaman durup, diğerlerinin baktığı noktalardan bakmaya çalışsak, karşımızdakini çok daha kolay anlayabildiğimizi görürüz.

 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Vorheriger ArtikelKürkçünün Dönüp Dolaşıp Geleceği Yer Tilki Dükkanıdır
Nächster ArtikelAbdullah Gül, ne pişiriyor acaba?
Sinan Eskicioğlu
Wer ist Sinan Eskicioğlu? Er wurde 1974 in Izmir geboren. Seine schulische Laufbahn begann er an der Agah Efendi Grundschule. Nach seinem Abschluss an der Izmir İmam Hatip High School bestand er die ÖSYM-Prüfungen und wurde an der Theologischen Fakultät der Dokuz Eylül Universität zugelassen. Mit seiner Abschlussarbeit im Fachbereich Theologie mit dem Titel „Allahs Wille und das Problem der Kausalität” schloss er sein Studium im Jahr 2000 mit einiger Verspätung ab. Aufgrund der Auswirkungen des 28. Februar-Prozesses, durch den Absolventen der Theologischen Fakultät keine Lehrstellen erhielten, beschäftigte er sich bis 2002 mit Handel. Im Jahr 2002 begann er ein Masterstudium im Fach Religionsphilosophie an der Theologischen Fakultät der D.E.Ü. Im selben Jahr brach er sein Masterstudium ab und ging nach Deutschland. In Deutschland war er als Ausbilder und Lehrer in verschiedenen Moscheen tätig, die der Diyanet unterstehen. Er studierte Sozialarbeit und Management an der Universität Duisburg-Essen. Von 2007 bis 2011 war er als Direktor des Bildungszentrums der IGMG (Europäische Nationale Sichtweise) in Düsseldorf und als Regionalausbilder tätig. Von 2011 bis 2013 setzte er seine Ausbildung an der Universität Osnabrück im Fachbereich Protestantische Theologie fort. Seit 2016 ist er Kolumnist bei der Zeitung Ocak Medya. Seit 2020 ist er Chefredakteur der Zeitung. Der Autor spricht Deutsch und Englisch. Bislang hat er sieben Bücher veröffentlicht. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam (Beende die Versklavung des Menschen durch den Menschen – Personalisierter Islam), Zeytin Ağacı (Roman) (Der Olivenbaum), Katar istanbul (Katar Istanbul), Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık (Von den Muslimbrüdern zur AKP – Islamismus), Tarihteki Dindar Zalimler (Religiöse Tyrannen in der Geschichte). İbn Sina, İbn Haldun