Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti bayramlaşma töreninde konuştu. „Tüm şehit ve gazilerimizin bizim nazarımızdaki yeri aynıdır.“ diyen Erdoğan, şunları söyledi :
„Şehitler bunlarla ilgili kimlerin ayrım yaptığı, yapacağı bellidir. Çanakkale’de şehitlerimizin yattığı o topraklarda malum ana muhalefet partisinin yaptığı toplantıda nelerin olduğunu gördünüz. Ayrımcılık işte onlarda var. Onlarda şehide saygı yok. Gaziye saygı yok. Onlar bu ülkede her zaman ne yazık ki bu anlayışla yürüdüler. Bu yeni değil, bunlar değil miydi bizim mescidlerimizi, camilerimizi ahıra çeviren. Bütün bunlar delil olarak elimizde mevcut.
Dünyanın farklı bölgelerinde hep aynı oyunları oynayıp ülkeleri böldüler, milletleri parçaladılar ve herkesi kendilerine mahkum ettiler. Türkiye devleti ve milleti ile bu oyuna düşmeyi reddettiği için ellerindeki tüm imkânlar ile üzerimize geliyorlar. Paralel devlet, paralel yapı, Anadolu’yu bölmek dediler tutmadı, tutmayacak. Bunu böyle bilesiniz. Terör örgütleri eli ile kurdukları tuzakları birer birer bozuyor, bozacağız.
Suriye’de ve Irak’ta sahnelenen senaryoyu çökertmek için elimizden geleni yapıyoruz. Balkanlar’da, Kafkasya’da Körfez bölgesinde de bu oyunlara rıza göstermeyeceğiz.
Arakan gibi mesafe olarak bize uzak gözükse de aslında benzer bir senaryonun tatbik edilmeye çalışıldığı coğrafyalarda da mücadelemizi sürdüreceğiz. Üç gündür Arakan ile ilgili olarak devlet başkanlarını, BM Genel Sekreteri’ni aradım. Bir duyarlılık istiyorum. 19’undan itibaren BM Genel Kurulu toplanıyor. Onları burada çok daha farklı bir şekilde dile getireceğiz. BM Genel Kurulu’ndan tüm dünyaya bunu anlatacağız. İkili görüşmelerde de yine anlatacağız.
Kimse konuşmasa da biz konuşacağız. Zaman zaman gazetelerde, sosyal medyada ‚Arakan’ın bizimle ne ilgisi var, niye karışıyoruz?‘ bu tür serzenişlerde bulunanları görüyorum. Bu tür ifadeleri dile getirenler tarihlerini bilmiyorlar. Bunlar bizim Myanmar’da şehitliğimiz olduğunun bile farkında değiller. Belki Arakan bize coğrafi olarak uzaktır ama orası da gönül dünyamızın sınırları içerisindedir. Eski adıyla Burma bugünkü adıyla Myanmar Çin ile Hindistan arasında önemli bir geçiş güzergahı olması nedeniyle önemli bir noktadadır.
Arakan Müslüman devlet adamları tarafından yönetilmiştir. Bugün 1.5 milyon vatandaşlık dahil her türlü haktan mahrum ve 1.5 milyonu da çevredeki ülkelerde yaşayan Arakanlı kalmıştır. Katliam ve baskılarla Arakan Müslümanlarının geçmişi Myanmar’dan silinmeye çalışılıyor. Hayatlarını kurtarmak için çaldıkları tüm kapılar yüzlerine kapanan Arakanlıların radikal terör örgütlerine yönelmelerinin adeta teşvik edilmesi ise üzerinde ayrıca düşünülmesi gereken bir durum. Kadim İslam medeniyeti yok edilmeye çalışılıyor. İnşallah bu kanlı oyun Arakan’da bozulacaktır.
Yaklaşık bir asır önce bize yardım için aralarında topladıkları 35 bin altını çeşitli yollar ile gönderen bu kardeşlerimize bütün dünya gibi sırtımızı dönemeyiz bu böyle bilinmeli. Arakan Müslümanlarını biz de bugün yalnız bırakmayacağız. Aynı zamanda vefa borcumuz var. Bölgenin stratejik önemi nedeniyle Myanmar devletini yanlarına almak isteyen güçlerin hiçbiri de bu insanlık suçunu durdurmak için caydırıcı adımlar atmıyor. Orada bir soykırım var. Sesiz duruyorlar. Sadece Arakan Müslümanları değil diğer etnik, dini gruplar da ciddi baskı altında.
Demokrasi maskesi altında yürütülen bu soykırıma göz yumanlar katliama ortaktır. Dünya medyası da yaşanan katliamın ortağıdır. İslam dünyasının da sessiz kalması ayrı bir dramdır. Türkiye olarak bu konudaki hassasiyetimizi dile getiriyor, bölgede insani yardım faaliyeti yürütüyoruz. Çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu katliamlara İslam dünyası yeterli ilgiyi göstermediği için çabalarımızda yeterli neticeyi çoğu defa alamıyoruz. Bu meselenin takipçisi olacak Arakanlı Müslümanlara hem insanlık borcumuzu ödeyecek hem de Türk milleti olarak tarihten gelene vefamızı göstereceğiz.
Tüm bu yaşananlar bize Türkiye olarak güçlü olmak zorunda olduğumuzu gösteriyor. 80 milyon olarak bir ve beraber olmak zorundayız. Kendi aramızda dargın küskün olmayacağız. Birbirimizi para, pul, makam, mevki için sevmeyi atın bir kenara. Birbirimizi sadece ve sadece Allah için seveceğiz. Ülkemize 81 vilayetimize sımsıkı sarılmak zorundayız. Çok çalışacağız.
Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgemizdeki gelişmeler karşısındaki mücadelemizi sahada yer alarak ve siyasi, diplomatik duruşumuzla sürdürmek zorundayız. Ülkemizin herhangi bir şehrinde patlayan herhangi bir terör örgütünün bombası veya saldırısı ile Suriye, Irak’ta yaşananların hiçbir farkı yoktur. Hepsi de aynı amaca yöneliktir.
Ya tüm gücümüzle mücadele edeceğiz ya da teslim olup başımıza geleceklere razı olacağız. Ya öleceğiz ya olacağız hedef bu olmalı. Burada hiçbir arkadaşım teslim olmaz. Siyasi, askeri, diplomatik, ekonomik gücümüzle mücadele edeceğiz.“









