Finansal İstikrar Raporu açıklandı..

0

ABD Merkez Bankası (Fed), “Finansal İstikrar Raporu”nun Mayıs 2020 sayısında, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve ekonomiye yönelik görünümün belirsizliğine işaret ederek, “Finansal sektör kırılganlıkları kısa vadede büyük ihtimalle daha belirgin olacak”. ifadesine yer verdi.

Fed, Amerikan finansal sistemindeki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı “Finansal İstikrar Raporu”nun Mayıs 2020 sayısını yayımladı.

Kovid-19 salgını ve buna karşı alınan önlemlerin mart ayının ortasından itibaren bazı ekonomik sektörleri durma noktasına getirdiğine vurgu yapılan raporda, ABD’deki ekonomik faaliyetin benzeri görülmemiş bir hızda daraldığı ve işsizlik oranının nisanda yüzde 14,7’ye yükseldiği anımsatıldı.

Raporda, “Yurtiçi ve yurtdışında ekonomik faaliyetteki aksaklıklar, finansal koşulları önemli ölçüde etkiledi ve kredi akışını bozdu.” değerlendirmesinde bulunuldu. Kovid-19 salgınının ekonomik etkilerine karşı alınan önlemlerin hatırlatıldığı raporda, 2008’den bu yana uygulanan finansal reformların sektörün dayanıklılığını artırmasına rağmen finansal sistemin yine de şok yaşadığı kaydedildi.

Raporda, “Finansal sektör kırılganlıkları kısa vadede büyük ihtimalle daha belirgin olacak.” ifadesi kullanıldı. Fed’in raporunda, marttan bu yana yaşanan ekonomik ve finansal şoklardan kaynaklı hane halkı ile işletmelerin bilançolarındaki sıkıntıların bir süre daha kırılganlıklara neden olacağı belirtildi.

Bankacılık sektörü de dahil olmak üzere finansal kuruluşların sıkıntılar yaşayabileceği uyarısında bulunulan raporda, mevcut kırılganlıklara işaret edilerek, varlık fiyatlarının birçok piyasada oynak bir seyir izlediği aktarıldı. Raporda, “Salgın ve ekonomik faaliyete yönelik görünüm belirsiz. Kısa vadede Kovid-19 salgınının seyri ve bunun ABD ile küresel ekonomiler üzerindeki etkisiyle ilişkili riskler yüksek seyretmeye devam ediyor.” değerlendirmesine yer verildi.

Lira’da baskı sürerse faiz artışı olur

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in üst düzey analisti Douglas Winslow ise Reuters’a verdiği röportajda, Türkiye ekonomisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Fitch yöneticisi Winslow, “Türkiye’nin görece düşük borç seviyeleri ve finansal piyasa türbülansını atlatmadaki tecrübesinin, BB- olan kredi notunun ülkedeki koronavirüs etkisi ve döviz sıkıntısına karşı direnebilmesine yardımcı olduğunu” söyledi.

Winslow’a göre, Türkiye’nin hâlihazırda düşük olan kredi notunun kırılganlığının başlıca nedeni ise yetersiz döviz rezervlerine ve merkez bankası kredibilitesinin düşük olmasına bağlı olarak yabancı sermayeye duyduğu büyük ihtiyaç. Fitch yöneticisi, Türkiye’nin mevcut kredi notunda bu zayıflıkların da hesaba katılmış olduğunu belirterek, bu sorunlar olmadan notun potansiyel olarak üç kademe yukarıda olacağını kaydetti.

Winslow, “Notu aşağı doğru çekebilecek şeylerden biri, dış baskıların banka ve şirketlerde daha akut finansman stresi yaratması olurdu. Ama şu an böyle bir şey görmüyoruz.” dedi.

ABD merkezli Fitch, geçen Şubat ayında Türkiye’nin kredi notunu “durağan” görünümle “BB-” olarak teyit etmişti. “Kamu borcunun, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 38’inden fazla olacağını düşünüyoruz. Ancak BB seviyesinde bu hâlen görece iyi bir durum.” ifadesini kullanan Fitch analisti, “BB ortalaması yüzde 51. Bu yüzden Türkiye’nin hâlen mali alanı olduğunu düşünüyoruz.” diye ekledi.

Fitch, Lira üzerindeki baskının sürmesi hâlindeyse Türk yetkililerin geçmiş krizlerde başvurduğu yöntemlere yöneleceği görüşünde. Winslow, “Daha fazla sermaye kontrolü ihtimalini dışlamıyoruz… Ancak bize göre daha olası senaryo, geçen sefer gördüğümüz olur: Geç de olsa faiz oranlarını yükseltmek.” diye konuştu.

Türkiye için bir Uluslararası Para Fonu (IMF) programı ihtimaliniyse oldukça düşük gören Winslow, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne pahasına olursa olsun bundan kaçınmak isteyeceğini düşünüyoruz.” dedi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here