27.4 C
İzmir
18.5 C
Istanbul
23.3 C
Ankara
Mittwoch, September 16, 2026 6:26:43
Start Ocak Yazarları İnsanı mezarda bile rahat bırakmaz bunlar!

İnsanı mezarda bile rahat bırakmaz bunlar!

0
12

Biz Türk milleti olarak aramızda bir adım öne çıkanı eleştirmeyi acayip seviyoruz Sevgili Dostlarım. Kazandığın başarılarla veya başına gelen belalarla olsun bir adım öne çıktın mı aman Allah’ım hemen bir linç başlıyor. Elbirliğiyle sürüden ayrılanı vurun abalıya misali daha yaşarken diri diri toprağa gömüyoruz. Buna hepimiz alışkınız da ölünün arkasından atıp tutmaya hem dinî hem ahlaki açıdan toplum olarak biraz mesafeli yaklaşırız. Ancak, bu güzel özelliğimizin bile battığı karakterler var. Ne yapacaksın insanoğlu bu, çiğ süt emmiş.

Lafı dolandırmadan sadede geleyim geçen hafta 62 yaşında prostat kanserinden dolayı yaşamını yitiren Harun KOLÇAK ölünce bile Cengiz Semercioğlu’nun zehir zemberek eleştirilerinden kurtulamadı.

Neymiş efendim Sn. Kolçak öldü diye anarken kötü alışkanlıklarından bahsetmemek olmazmış. Avrupa’da böyle değilmiş ölen kişi her yönüyle ele alınırmış. Şimdi bende sinir var sevgili Dostlarım bakın gene gözüm tık tık atmaya başladı. Sanki yaşarken alkış tutmuş da ölünce eleştirmese olmayacak.

Öncelikle birkaç ay önce hasta yatağından kalkarak dostlarının da katkılarıyla ‘Çeyrek Asır’ adlı en son albümünün tanıtımı için didinen Harun Kolçak için PR çalışmasında destek çıktı mı acaba kendisi çok merak ettim. Sonra, ölmüş bir insanın size yanıt veremeyeceğini bile bile merhumun arkasından konuşmak ne gazeteciliğin alametifarikası 5N1K ya, ne dini, ne ilmi, ne de insani hiçbir kurala sığmaz, yakışmaz. Çünkü adı üstünde kişi ‚ölüdür‘ ve mezarından kalkıp size yanıt veremez.

Ayrıca kanımca merhumun ölüm nedeni eleştiri unsuru yaptığı içki ve uyuşturucu olmamasına rağmen gündeme taşımak vicdansızlık, merhametsizlikten başka bir şey değildir.

Nihayet ölümün hepimiz için olduğunu ve ayıpladığımız şeyle sınanmadan ölmeyeceğimizi de hatırlatmadan sözlerimi bitirmek istemiyorum. İlahi adalet öyle yücedir ki eninden sonunda bizle hesaplaşır Sn. Semercioğlu. Yıllar önce POP Star’da yarışmacılardan birini kibirle eleştiren bir jüri üyesinin kariyeri devam ederken başına gelenleri hepimiz iyi biliyoruz. O yüzden ağzınızdan çıkan her şeye çok dikkat edin. Zira ilahi adaletin tecellisi çok çetin oluyor, benden söylemesi…

 

 

Vorheriger ArtikelAdelina Sfishta haberi: Kosova’dan terör örgülerine katılım hayli yüksek
Nächster ArtikelHayat, büyük bir tiyatro sahnesi…
Aysun Saygı Köknar
İstanbul’da doğdu. Yeşilköy 50. Yıl Lisesi’nden mezun olan yazarımız aynı yıl Eskişehir İşletme Fakültesi’ne kaydını yaptırırken hiç zaman kaybetmeden iş hayatına atıldı. 1997’de gazeteci Erhan Köknar ile evlendi. 2002’de biricik kızı Dilara Köknar’ı dünyaya getirdi. Yaşama ve ölüme karşı hiç bitmeyen bir ilgi ve öğrenme arzusu ile dolu olan yazarımız yazarlık, yaratıcı drama, psikoloji, diksiyon, sanat tarihi, fotoğrafçılık alanlarında birçok sertifika programını bitirdi. Prof. Dr. Adnan Çoban ile birlikte Müzik Terapi adlı TV programını hazırlayıp sundu. Ardından çeşitli sağlık kurumlarında koordinatörlük ve halkla ilişkiler görevlerini yürüttü. 2013 yılında Alfa Yayınlarından çıkan “Beni karınca kadar seviyorsan” isimli romanıyla edebiyat dünyasına adım attı. Türk Sanat Musikisi ile yakından ilgilenen Aysun Saygı Köknar halen Bahçeşehir Musiki Derneği’nde korist olarak görev yapıyor. Ege dansları, latin ve sirtaki yapmayı seviyor. “Deli gömleğim” adlı bloğunda hayata dair notlarını yazarken gazeteci yazar Fehmi Koru’nun daveti üzerine haber, yorum ve düşüncelerini Ocak Medya okurları ile paylaşmaya başladı. Kısa bir aranın ardından Sinan Eskicioğlu yönetiminde yeniden yapılanan Ocak Medya ailesine geri döndü. 7 senedir Şekspir Paşa isimli tekir cinsi bir kedinin anneliğini yapıyor.