CHP Sözcüsü Öztrak: Adil Öksüz, kontrollü darbenin şifrelerine sahip ve derhal yakalanmalıdır

0

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, parti Genel Merkezi’nde MYK gündemine dair düzenlediği basın toplantısında konuştu. “Devlet kendi aldığı maktu vergilere, resimlere, harçlara ve para cezalarına yüzde 22.58 oranında zam yaptı.” diyen Öztrak, şunları söyledi:

“Niçin yaptı? Geçtiğimiz yıl enflasyon nedeniyle uğradığı kaybı telafi etmek amacıyla yaptı. Dolayısıyla bu oran 2019 yılındaki enflasyon kaybını telafi edecek oran. Yani yeniden değerleme katsayısı. Bu nedenle asgari ücret pazarlığına başlamadan önce bir kere asgari ücreti bu yeniden değerleme katsayısıyla artırarak 2019 yılında asgari ücret üzerinde enflasyon nedeniyle, kriz nedeniyle meydana gelen tahribatı telafi etmek, ondan sonra pazarlığa başlamak lazım. Aksi takdirde devletin alacağına ayrı, vereceğine ayrı enflasyon uygulaması gibi bir yaklaşımı kabul etmemiz mümkün olmaz.

Pazarlığı gelecek yıl için yüzde 5 olarak hedeflenen büyüme üzerinden çalışana ne kadar pay verileceği, yani refahtan çalışanın ne kadar pay alacağı konusunda yapmak lazım. Yüzde 5’in tamamını verirseniz çalışanlarda büyümeden diğer kesimler kadar pay almış olur. Diğer taraftan TÜRK-İŞ bir bekar işçinin, çalışanın aylık yaşam maliyetini 2 bin 578 lira olarak hesapladığını açıkladı. Bunun altında bir ücreti de kabul etmeyeceğini söyledi. Burada asgari ücret hesabında ILO standartlarına uyulması, yaşam maliyeti ve ücret belirlenirken tek bir işçinin, tek bir çalışanın değil ailesinin de yaşam maliyetinin dikkate alınması gerektiğinin altını bir defa daha çizmek isterim.

Bir başka husus, ekonomik krizin son bir yılda 789 bin yurttaşımızı işinden gücünden ettiğini biliyoruz. Yine bu 789 bin yurttaşımızın dörtte üçü yani işsiz kalan her 100 kişiden 75’i en düşük maaş alan, çalışanların en kırılgan kesimlerine mensup. Diğer taraftan baktığımız zaman yine bütçe açıklarının geldiği nokta itibariyle bütçeden büyümeyi desteklemek amacıyla harcanan, aktarılan kaynaklarında sınırına gelindiği gözüküyor. Mevcut ekonomik krizde, asgari ücret iç talebe ivme verebilecek en önemli araçlardan biri olarak görülmelidir. Bakın, krediye krediyle takla attırarak ya da yandaşların kredilerini silerek geldiğimiz noktada, biraz değineceğim, büyüme falan ortada yok. Bütün dünyanın kabul ettiği bir husus var. Bu tür ortamlarda tüketim eğilimi yüksek en kırılgan kesimlerin gelirlerini arttırmanız lazım ki ekonomi canlanmaya başlasın. Tabi burada marifet bu işi enflasyonu azdırmadan, cari açığı arttırmadan, büyümeyi arttırarak yapabilmekte.

Bu nedenle bu yıl asgari ücretin önce bir yüzde 22,5’luk kısmını biraz önce açıkladığım yüzde 22,58’lik kısm koyacaksınız onun üstüne de tüketimi arttırabilmek için, talebi arttırabilmek için büyüme hedefi olan yüzde 5 kadar da bir ilave yapacaksınız. Bu da aşağı yukarı TÜRK-İŞ’in söylediği 2 bin 600, 2 bin 578’in biraz üstünde oluyor.

Bugün TÜİK, 2019’un üçüncü üç ayına ait büyüme rakamlarını açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde binde 9 büyümüş. Bu bindeyle ifade edilen rakamı görünce bir de baktık sarayın damadı twitler atıyor bir sevinç, bir sevinç pozitif büyümeye geçtik diye. Şimdi, geçen yılın son çeyreğinden bu yana üst üste 3 çeyrektir süren küçülmenin ardından, ilk defa gelen bu bindeli artışın ne kadar sürdürülebilir olduğu konusu çok önemli. Bunun içinde mali ve parasal dengelere bakmak lazım. Bütçenin açığı çok hızla büyüyor. Dolayısıyla bunun ne kadar kalıcı olduğu bu açıdan tartışmalı.

Üçüncü çeyrekte görmüş olduğumuz şu: Ekonomi 0,9 da olsa bir büyümeye doğru geçmesine rağmen yılın ilk dokuz ayında ekonomi geçen yılın aynı dönemine göre binde 9 küçülmüş. Yani küçülme devam ediyor 9 aylık ortalamaya baktığınız zaman. Neye rağmen? Bu dönemde devletin yapmış olduğu tüketim harcamaları yüzde 5,6 artmış. Biraz önce söylemiştim ya devletin oyun alanı daralıyor diye. Devlet sürekli bir ivme vermeye çalışıyor ama bunun ekonomi üzerindeki etkisi son derece sınırlı kalıyor. Nereye kadar bunu sürdüreceksiniz? Kamu açıklarını sürdürebildiğiniz noktaya kadar. Devletin tüketim harcamaları yüzde 5 artarken vatandaşın tüketim harcaması ilk 9 ayda yüzde 1,4 düşmüş. Devlet gaza basmış buna rağmen ekonomi yüzde bir civarında küçülmüş.

Hatırlayalım, Saray önce 2019 yılında Türkiye ekonomisinin büyüme hızının yüzde 2,3 olacağını söylemişti. Şimdi ne tahmin ediyorlar? Binde 5. Yani büyüme 2019 yılında yüzde 2,3 hedef yerine binde 5 büyüyecek. Yani ilk söylenenin dörtte birinden bile az. Şimdi bu sapmayı neyle izah edeceğiz? Hadi 2018’de Rahip Brunson vardı. Dışarıdan ekonomiye saldırıyorlardı öyle diyorlar. Bu sene ne oldu, bu sene ne var? Bu başarısızlık tamamen saraya ait ama bunun hesabını verecekler mi? Hayır. Hiçbir şeyin hesabını vermedikleri gibi bunun da hesabını veremeyecekler.

Reklam

Diğer taraftan bu tahmin ettikleri binde 5’lik büyümenin gerçekleşmesi içinde bu çeyrekte binde 9 büyüyen ekonominin dördüncü çeyrekte yüzde 4,5 büyümesi lazım. Olur mu? Olabilir. Çünkü TÜİK’in başında Damat Bakan’ın yakın arkadaşı var. Zaten sosyete damat daha hiçbir öncü gösterge ortada yokken yılın son çeyreği için yüzde 4 büyüyeceğiz deyip işe başladı. Sonrada bunu yüzde 5’e kadar çekti. Bir yandan da arkadaşına talimat verdi şunu yüzde 4,5 – 5 çıkart diye. Aslında Sarayın binde 5’lik bir büyüme için bu kadar uğraşması ekonominin ne halde olduğunu da ortaya koyuyor.

Yani köprünün parasının üçte birini köprüden geçenden alıyoruz, üçte ikisini de köprüden geçmeyen vatandaşlarımızdan alıyorlar. Tüyü bitmedik yetimin parası yandaş müteahhide hem de dövizle peşkeş çekiliyor. Gerçekten bunu akılla mantıkla izah etmek mümkün değil. Saraya bir teklifimiz var. Derhal bu köprünün ismini değiştirin. Buna Osmangazi değil, Deli Dumrul Köprüsü deyin. Geçenden 30 akçe, geçmeyenden döve döve 40 akçe.

Şaka gibi. Açım diyen vatandaş gözaltına alınıyor. Ama bu kadını tutuklayan İçişleri Bakanı, FETÖ terör örgütünün TSK imamı olduğu öne sürülen kişinin nerede saklandığını bildiğini de itiraf ediyor. Biliyorsan neden bunu apar topar almıyorsun? Dikkat edin pazarda canıma tak etti diyen kadını hemen alıyorlar. Açım diyen bir kadını gidiyorsun apar topar gözaltına alıyorsun, yüzlerce vatandaşımızın yaşamını yitirdiği ve yaralandığı 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında önce yakalanan sonra her nasılsa serbest bırakılan birini bir haini bir türlü yakalayamıyorsun.

Lüzumlu lüzumsuz her konuya dahil olan, ilgili ilgisiz her konuda muhalefete hakaretler yağdıran atanmış Bakan görevinin ortaya laf atmak, biliyoruz ama söylemeyiz o bizde kalsın gibi laflar söylemek ya da pazarda isyan eden vatandaşla uğraşmak olmadığını görmelidir. Adil Öksüz’ün yeri biliniyorsa gereği derhal yapılmalıdır. Kontrollü darbenin şifrelerine sahip olan ve bunun CHP’nin darbe araştırma komisyonunda koymuş olduğu muhalefet şerhinde açık açık belirtilen bu kişi derhal yakalanmalıdır.

Adil Öksüz mutlaka yakalanmalıdır. Bu, darbenin siyasi ayağını da, diğer ayaklarını da ortaya çıkarmakta çok önemli bir adım olacaktır. Böyle turiste bakın bundan daha iyi haber mi olur, cambaza bakın cambaza misali bir takım laflarla geçiştirebilmek mümkün değildir.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here