22.4 C
İzmir
19.5 C
Istanbul
17.9 C
Ankara
Mittwoch, September 16, 2026 2:37:52
Start Ocak Yazarları Siyasal İslam’dan Ezoterik İslam’a

Siyasal İslam’dan Ezoterik İslam’a

2
19

Siyasal İslam uzun süreden beri tartışılıyor. Kimileri İslamcılık adını da verdiler. Siyasal İslam, en kısa tarifiyle İslam’ın sadece bireysel olana hitap etmediği; bireyin içinde yaşadığı toplumu, dahil olduğu politikayı ve gelir-gider’iyle ilgili olan ekonomisini de içine aldığı bir düşünce olarak kabul edildi. 

Bu sebeple de Laiklik tartışmalarının içinde ele alındı. Çünkü İslam’ın yönetim alanındaki prensipleri öne sürüldü ve savunuldu. 

Siyasal İslam deyince konu bağımsızlığını kazanma mücadelesindeki ülkelere ve o ülkelerdeki İslami hareketlere dayandırıldı. Afgani’den ve Abduh’dan başladığı ileri sürüldü. Bu sebeple ülkemizde de bazı oluşumlar ve partiler kendilerine Kuzey Afrika ülkelerindeki İslami yapıları örnek aldılar. 

Peki işin aslı neydi? 

İşin aslı şuydu: Emperyalizme/sömürüye karşı bağımsızlık mücadelesinde bulunanlar ve İslam’ı bu konuda motor güç olarak görmek isteyenler, İslam’ın siyasal iktidarını öne sürdüler. 

Ama tam olarak vakıf olamadıkları, İslam’ın bir sistem düşüncesine sahip olduğuydu. 

Ne demek istiyorum? 

İslam’ın yönetim/iktidar yönünü en başa alıp, buna göre kendinizi şekillendirdiğinizde gene yanlış yapıyor olacaksınız. Çünkü İslam sadece yönetim demek değildir. 

İslam’ın, sağlıklı bünyeye sahip bir insana benzediğini göremediler. Yönetimi insanın beyni olarak ele alırsak, diğer uzuvlar tam olarak çalışmıyorsa, sadece beynin çalışmasıyla bu insan tam sağlıklı insandır diyemeyiz. 

Bunun yanlışlığını da zaten yaşayarak görmekteyiz. Kültürsüz, ahlakilikten uzak bireyler, ahlakı sorunlu bir toplum…

‘Siyasal İslam’ın çöküşü’ ve benzeri yazıları sizler de okumuşsunuzdur. İslamcılık ya da siyasal İslam çökmedi aslında, bunun tek başına yetmediği anlaşılınca başka bir anormalliğe geçildi. 

Bu da ne oldu? 

Esoterik İslam. 

Ezoterik yapıları sürekli olarak yurt dışından örneklerle sunanlar, bu konuda dönüp kendilerine bakmadılar. Ezoterik yapılara baktığımızda gördüklerimiz neler? 

Derin bilgiler, 

Ehil olmayanlar anlamaz ve bilmezler, 

Bu bilgiler gizlenir, 

Ve sadece ehil olanlar kısıtlı bir şekilde ehil olmayanlara sunarlar…

Ezoterizmin bu özelliklerine baktığımızda, İslam dünyasındaki İlmiye sınıfının (Ruhbanlığı) ve Tarikatların buna tam da uyduğunu görürüz. 

Derin Bilgiler: Tasavvuf. 

Bilgilerin saklanması: İslam’ın hukuk yani İlmihal bilgileri ve kolaylıklar HALK’dan saklanır. Tasavvuf ekolünde olanlar zaten içlerinden olmayanlara bu bilgileri vermezler. 

İlmiye ve Şeyhler de az miktarda, yani ihtiyacı kadar insanlara bilgi verirler. 

Ezoterizmin bu yapısını neden hep yurt dışında aradık ve gördük? 

‘İnsan, tanıdığını/bildiğini görür’ prensibiyle başka dinlerde ve dini yapılarda (bizde olanı, bildiğimizi) bunları gördük ve kötüledik. 

Mesela bir Mason teşkilatını kötüledik, ama aynı şekilde çalışan tarikatları ve dini grupları kötülemedik ve hatta göklere çıkardık. Bunun en acı örneği de F.G. yapılanması ve insanımıza, toplumumuza ve devletimize açtığı yaralar. 

Nasıl ki diğer dini yapılanmalarda ezoterizm ve ezoterik sistem varsa, aynısı aslında bizde de vardı/var:

Üstad, Lider, Şeyh ve seçilmiş üstün kişi. 

O’nun ilminin/manevi gücünün tanrısallığı ve sorgulanamayışı. 

İnsanların seçilmesi, onların birey olmamaları ve sadece dini yapıya hizmetleriyle kutsallık kazanmaları…

Esoterizm, Mistisizm değildir der René Guénon. Evet, değildir. Ama Müslümanların İslam anlayışları sistem düşüncesinden çok uzak ve ezoterizme çok yakındır. 

Müslümanlar için kutsallık, ruhbanlık ve mistik kişilikler önemlidir. Bu kişiler, sanki sözüm ona Yaratıcı’nın yardımcıları ve özel görevlileri. Dikkat ettiyseniz Allah’ın demedim çünkü dilim varmıyor buna. Ama bu kişiler güç elde etmek için Allah adına söz sahibi olduklarını ifade etmekten kaçınmıyorlar. 

Siyasal İslam’ı sürekli vurgulayarak yönetime gelmeyi başaranlardan, beklenenler tam olarak gerçekleşmeyince ve yönetimle her şeyin düzelmediği görülünce siyasal İslam’ın yıldızı da sönmeye başladı. Bu süreçte bir gelişme daha oldu ve gelişme ezoterik İslam’ın yükselişe geçmesini çok etkiledi. 

Neydi bu gelişme? 

İnternet ve modern hayat. 

İnternetin bu şekilde yaygınlaşması ve şehirli modern hayat, Müslümanları ‘manevi/mistik olana yöneltti. 

Maddi tatmini yaşayıp, doyan ve arayış içinde olan bu insan grupları ezoterik İslam’ı yücelttiler. 

Şöyle bir soru da akla geliyor: 

Ezoterik İslam’ın akıbeti siyasal İslam’a benzer mi?

Hayır, benzemez. Çünkü ezoterik İslam’da üstadlar, seçilmiş kişiler ve diğerleri, kontrolü ellerinde tutuyorlar ve istedikleri kadar bilgiyi ve dini tecrübeyi veriyorlar. 

Yani Müslümanları uyutmak ve kandırmak çok daha kolay…

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

Vorheriger ArtikelBad-el Harab-ül Basra
Nächster ArtikelÇin, farklı ülkelerde yaşayan Uygurlu aktivistlerin ailelerini hedef alıyor..
Sinan Eskicioğlu
Wer ist Sinan Eskicioğlu? Er wurde 1974 in Izmir geboren. Seine schulische Laufbahn begann er an der Agah Efendi Grundschule. Nach seinem Abschluss an der Izmir İmam Hatip High School bestand er die ÖSYM-Prüfungen und wurde an der Theologischen Fakultät der Dokuz Eylül Universität zugelassen. Mit seiner Abschlussarbeit im Fachbereich Theologie mit dem Titel „Allahs Wille und das Problem der Kausalität” schloss er sein Studium im Jahr 2000 mit einiger Verspätung ab. Aufgrund der Auswirkungen des 28. Februar-Prozesses, durch den Absolventen der Theologischen Fakultät keine Lehrstellen erhielten, beschäftigte er sich bis 2002 mit Handel. Im Jahr 2002 begann er ein Masterstudium im Fach Religionsphilosophie an der Theologischen Fakultät der D.E.Ü. Im selben Jahr brach er sein Masterstudium ab und ging nach Deutschland. In Deutschland war er als Ausbilder und Lehrer in verschiedenen Moscheen tätig, die der Diyanet unterstehen. Er studierte Sozialarbeit und Management an der Universität Duisburg-Essen. Von 2007 bis 2011 war er als Direktor des Bildungszentrums der IGMG (Europäische Nationale Sichtweise) in Düsseldorf und als Regionalausbilder tätig. Von 2011 bis 2013 setzte er seine Ausbildung an der Universität Osnabrück im Fachbereich Protestantische Theologie fort. Seit 2016 ist er Kolumnist bei der Zeitung Ocak Medya. Seit 2020 ist er Chefredakteur der Zeitung. Der Autor spricht Deutsch und Englisch. Bislang hat er sieben Bücher veröffentlicht. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam (Beende die Versklavung des Menschen durch den Menschen – Personalisierter Islam), Zeytin Ağacı (Roman) (Der Olivenbaum), Katar istanbul (Katar Istanbul), Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık (Von den Muslimbrüdern zur AKP – Islamismus), Tarihteki Dindar Zalimler (Religiöse Tyrannen in der Geschichte). İbn Sina, İbn Haldun

2 Kommentare

  1. „Çünkü ezoterik İslam’da üstadlar, seçilmiş kişiler ve diğerleri, kontrolü ellerinde tutuyorlar ve istedikleri kadar bilgiyi ve dini tecrübeyi veriyorlar. 

    Yani Müslümanları uyutmak ve kandırmak çok daha kolay…“

    Kaleminize sağlık!!!

    İnsanların/Müslümanların yetiştirilirken BİREY olmalarına önem verilmediği sürece, hep (güya) kendisinin aklının ermediğini ve yeterli olmayacağını düşünerek büyür ve hep başkası ‚onun için(!)‘ düşünür karar verir!!!!

Kommentarfunktion ist geschlossen.