Diyanet, Faize ‘Helal’ mi dedi?

11

Yakın geçmişte, Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu’na şöyle bir soru sorulmuş: “Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından uygulanan “Sosyal Konut Projesi”nin dini hükmü nedir?

Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu cevaben şu fetvayı yayımlamıştır:

“İslam’da faiz, kesin olarak haram kılınmıştır. Bir zaruret bulunmadıkça faiz almak da vermek de caiz değildir. İş kurmak veya genişletmek; ev, araba satın almak üzere kişi, kuruluş veya bankalardan alınan faizli krediler de bu kapsamdadır ve caiz değildir.

TOKİ aracılığıyla devreye alınan son uygulama ise devletin, alt veya orta gelirli vatandaşlarına yönelik olarak ürettiği bir sosyal konut projesidir. Bu projede, peşinat haricindeki tutar, kamu bankaları vasıtasıyla kredilendirilmekte olup devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, aksine ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır.

Bu itibarla, devlet TOKİ’nin bu uygulamasında başka bir yolla konut alma imkânı tanımadığından, belirtilen niyet ve amaçlar doğrultusunda söz konusu projeden yararlanmak caizdir”.

Bu fetva üzerine, basın yayın organlarında; bazı kesimler Diyanet’in Riba/Faizi, helal yaptığını söyleyecek kadar ileri giderek çarpıtılmış yayınlar yaptılar.

Gerçi metinde, alt ve orta gelirli vatandaşları, devlet uygulamasını ve devlet bankalarını ön plana çıkararak, fetvanın asıl kaynağı zikredilmediğinden meram tam anlatılamamışsa da;

Diyanet İşleri Başkanlığı Riba/Faize helal demiş değildir.

Bu çarpıtılmış yayınlar üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu tekrar bir açıklama yaptı.

Diyanet’in açıklaması şöyle:

Din İşleri Yüksek Kurulu, bahse konu projenin, kira ödediği takdirde asgari geçimini zorlukla sağlayan ve ev sahibi olabilmek için faizsiz ödünç borç bulamayan alt veya orta gelirli vatandaşlara yönelik üretilen bir sosyal proje olduğu kanaatine ulaşmış ve bu projeden yararlanarak ev sahibi olmanın, dinen haram kılınan faizli işlem kapsamında değerlendirilmeyeceği sonucuna varmıştır.”

“Bu projede devletin, verdiği borçtan kâr etmek gibi bir amacı olmadığı gibi aksine peşin verdiği paranın yıllar sonra değer olarak daha düşük bir şekilde tahsili söz konusudur. Dolayısıyla İslam’ın haksız kazanç olarak gördüğü ve kendisine şiddetle savaş açtığı faiz, bu sosyal konut projesinde sonuç itibariyle gerçekleşmemektedir.”

“Nitekim Kurulumuz, daha önce de devletin yatırımları teşvik etmek, istihdam sağlamak ve kalkınmayı temin etmek amacıyla verdiği teşvik kredilerinin, şartlarına uygun bir şekilde alınıp kullanılmasının caiz olduğu ve bunun faiz kapsamında değerlendirilmeyeceği yönünde de görüş bildirmiştir.”

Diyanet konunun gerekçesini açıkça, net bir şekilde bir türlü ifade etmese de, bu konunun özeti şudur:

İmam-ı Ebu Yûsuf başta olmak üzere ve ondan bu yana bir çok fakihin ve Hayrettin Karaman hocamız gibi son dönem alimlerinin de söylediği gibi; 

“Alış verişte veya borç ödemede, vade varsa; enflasyon oranının altındaki vade farkı veya bir artış, (rakamsal bir artış olsa da reel bir artış olmadığı için) Kuran’da ifadesi yer alan Riba/Faiz kapsamında değildir. Şayet enflasyon oranından fazla bir artış varsa; reel bir artış olduğundan, Riba/Faiz kapsamındadır. Haram olan budur”.

İşte bu kadar.

Bu alış-verişi kim yaparsa yapsın, ister fakir olsun, ister zengin olsun, ister bireysel olsun ister kurumsal olsun herkes için hüküm aynıdır.

Dolayısı ile TOKİ’den ev almak isteyenlerin, peşin fiyatın üzerine, vade farkı fazlalığı, aylık % 0,46, yıllık  yaklaşık,% 6‘ya tekabül etmektedir. Bu dönemde enflasyonun %10 üstünde olduğu gerçeği karşısında, TOKİ tarafından uygulanan “Sosyal Konut Projesinde” Riba/Faiz hükmü söz konusu değildir.

Vesselam.

11 YORUMLAR

  1. Sayın ALTAYLI’ya
    Şayet 100 tl. Malı, 400 tl ye satılırsa bunun adı Riba/faiz değil; Gabn-ı Fahiş ( yüksek fiyatla aldatma denektir.) olur. Selamlar.

  2. Sayın Deniz’e
    Evet, vade farkındaki fazlalığın ölçüsü enflasyon oranıdır. Enflasyon oranında az olan rakamsal fazlalık reel fazlalık değildir. Paranın enflasyon ile kaybettiği değerini mümkün mertebe korumaktır.
    Ancak enflasyon oranını aşan bir fazlalık, reel/gerçek fazlalık olup faiz tam budur işte.
    Enflasyon oranı; Devletin belirlediği oran esastır. Selamlar

  3. faiz yada sarhoş edici içecekler haram denilmiş. bunu sünger gibi çekiştirmek bir müslümanın işi değildir.
    devlet yada bir şirket bir ev verecekse 20 yıl pylara bölerek (malıyet hesabı ve vade üzerinden net bir tutar belirler)
    örneğin 300.000 der. bitti. başka oran yada hesaplama olmaz. değişmez.
    10 sene sonra hepsini ödersen 250.000 olur diyebilir.
    bu hesaplamalar ülke içindeki enflasyon oranın da olursa doğrusudur.
    fakat dünya artık bir küçük kasaba. yani dünyada paranın değeri üzerinden hesapta yapılmalıdır.
    bu evin değeri 20 sene sonra aynı kalacak değildir.
    önemli olan şudur: bir kişi dükkanı kapatıp paraları kasaya koyup enflasyon, döviz kuru vs yüzde onken ben yüzde yirmiden para veriririm. çünkü para kıt, bende ise gani durumları,
    yada fabrikada 500 kişi çalışırken patron paprikayı kapattı 500 k.işi işsiz kaldı. paraları muz cumhuriyetinin dövizine endendeksledi köşede kapanı kurdu bekliyor durumları.
    veya trlamnp ‘ın parasını kullanıyon. sana gıcık oldu. parasının faizini kurunu bir kelamla yüksetti, indirdi: seni de devirdi. durumları,
    olmasın diye, ocaklar batmasın diye yüce Allah herşeyi yaratırken bunları da kulları için hazır etmiş;
    ye kulum ye! durumları yani..

  4. son dönem alimlerinden saydığınız ismi kendi adıma alim saymıyorum.kendisini kendi adıma fetva makamı olarak kabul etmiyorum.kendisi sadece bir ilahiyat profu o kadar.
    20 yıldır verdiği fetvalar bakalım kendisine ahiret hayatında kazandıracak mı kaybettirecek mi onu Rabbimizin yüksek mahkemesi belirleyecek.
    riba faiz konusuna gelince;
    enflasyon oranından bahsediyorsunuz hangi enflasyon piyasa enflasyonumu
    yoksa tüik enflasyonumu.
    ya hocam deveye neden boynun eğri demişler o da nerem doğru ki demiş.
    diyanet böyle bir fetva ile katılım bankaları aleyhine bir durum oluşturmuyormu.
    katılım bankaları olmaz ama rekabet kuruluna şikayet etse durum ne olur sizce.

  5. Sayın efedamat’a
    Biraz yavaş olalım kardeşim. Hayrettin bey sahasında/fıkıhta otoritedir. Ömer Nasuhi Bilmen’den sonra Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği en değerli ve verimli alimlerden biridir. Daha başkaları da vardır.
    Siz Siyasi duruşunu tasvip etmiyorsunuz zannederim. Tamam, ama bu onun ilmi yönünü yok saymamıza neden olamaz.
    Ayrıca enflasyon oranı; tabiki devletin resmî tespitleri esastır. İslami prensipler/fetvalar, birilerin veya kurumların lehine yada aleyhine göre değil; Kuran ve sünnet’e göre veya bu iki kaynağa dayalı İslam alimlerinin içtihatlarına göredir. Selamlar.

    • Siz onun rahlei tedrisine oturmaya devam edin.yavaş olmuyorum olmaya niyetim yok.
      Verdiği fetvalarla iktidar o fetvalara göre uygulamalar yaptıysa ve üzerimde bir kul hakkı oluştuysa asla hakkımı helal etmeyeceğim.
      Rahmetli Ahmet Davudoğlu hoca dini tamir uğrunda din tahripçileri kitabında kimin ne olduğunu gayet güzel açıklamıştır.
      Bir işlemde faiz adı geçiyorsa o işlem faizdir.
      Bunu ne diyanet ne iktidar değiştiremez.

    • Muhterem hocam Allah Hayrettin hocanın ilmini artırsın sevenlerine de kendisinden azami istifade etmelerini nasip etsin.evet dünyanın her yerinde islam alimleri vardır ve inşallah günün birinde her milletin muteber alimleri bir araya gelip ümmetin ortak sorunlarına meşveret ile çözüm ararlar da koskoca milletleri tek bir kişinin fetvasiyla heder etmezler. Malumunuz üzere Hayrettin hocanın genel meselelerde ortaya koyduğu görüşlerin tam zıddı görüş açıklayan da pek çok muteber alimler var neyse..

      Diyanet ile ilgili tartışmalarda kafa karıştıran ya da suistimallere sebep olan diyanetin bizzat kendisinin bankalarla çalışıyor olması ve bankalardan kullanılacak krediye cevaz vermesi. Halbuki faizsiz bankacılık sistemlerini kullansalar toki için kullanılacak kredileri de katılım bankaları üzerinden sağlasalar bu tartışmalar olmaz gibime geliyor. Bence diyanetin bu açıklaması siyasi hedefli görünüyor.

  6. Tokinin peşin fiyatın üstüne koyduğu vade farkı aylık %0.46, yıllık %6 ya tekabül ediyormuş bu fazlalık olan miktar ana paranın fazlasımı, değilmi? tabiki fazlası ozaman faiz değilmi bence faiz ozaman haram.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here