Gençliğin üç açmazı: Futbol, müzik ve cinsellik

0

Günümüz gençliğinin bağımlı olduğu üç nokta:

Futbol, müzik ve cinsellik.

Yaşadığımız bu hızlı değişim döneminde, nesiller arasındaki fark gittikçe açılıyor. Toplumun büyük çoğunluğu, yeni nesle dair yoğun kaygı içerisinde. Özellikle kitle iletişim araçlarının olumsuz yayınları, gençliği farklı dünyalara taşıyor.

Gençler geleceğe umutla bakamıyor.

Toplumdaki kültürel bozulma, gençler üzerinde bir baskı oluşturdu. Bu baskı altında gençler, aile bağlarını, manevi değerleri, gelenekleri, hatta yasaları bile tanımazlıktan gelerek ayakta kalma çabası içinde.

Aslında bizi biz yapan dini ve ahlaki değerlerimizi onlara kazandırmada, benimsetmede başarısız olduk. Şu anda dünya devletlerinin tümünde bir gençlik sorunu var.

“Gençliğin Sorunları, Gençliğin Boş Zamanlarını Değerlendirmesi, Gençliğin Alkol ve Uyuşturucuya Yönelimi, Gençliğin Mesleki Tercihleri ve İşsizlik Kaygısı” gibi başlıklar taşıyan pek çok araştırmalar yapılıyor.

Elde edilen sonuçlar ise maalesef umut vaat etmiyor.

Türkiye’de genel anlamda gençlik futbol, müzik ve cinsellik kıskacı altında. Bu üç olgu, gençlerin yaşamındaki vazgeçilmezler arasında yer alıyor. Adeta hayatın her sahasını işgal etmiş.

Gençlik, kendi dünyasında karşılaştığı sorunları çözerken futbol, müzik ve cinsellik olgularını göz önünde tutuyor. İster kabul edilsin ister kabul edilmesin ama günümüz nesli kendini bu dar çerçeveye sıkıştırmış durumda.

Gençliğin yemesi de uyuması da inançları da kültürü de bu olgular üzerinde devam ediyor. Bu olayın en açık göstergeleri (delilleri de diyebiliriz), ülkemizde oynanan futbol maçlarında, düzenlenen konserlerde ve topluma empoze edilmeye çalışılan cinsellik içeren yayınlardaki manzaralardır.

Adeta bu manzaralarda ülke gençliğinin içerisinde bulunduğu durumu seyrediyoruz. Yeni nesil kendini kaybetmişçesine hareketlerde bulunuyor. Davranışları anlamlandırma noktasında insanlar zorlanıyor.

Bir futbol maçı öncesi seyirciler stada alınırken üzerleri aranıyor. Ortaya çıkan eşyalara bakıldığında insan ürperiyor. İnsanlar maç izlemeye değil savaşmaya gider gibi hazırlıklı gelmişler.

Bıçaklar, satırlar, bozuk paralar vs.

Tabii futbolculara, hakemlere ve seyircilerin birbirlerine söylediği argolu sözleri de unutmamak gerekiyor. Asıl sorun ise maç bittikten sonra başlıyor.

Her iki takımın taraftarı birbirleriyle kavga etmeye başlıyor. Geriye ise yaralananlar, ölenler, dayak yiyenler ve sakat kalanlar kalıyor.

Bir futbol fanatizmi doğuyor.

Günümüz gençliğinde açlığı bastırmanın en iyi yolu futbol muhabbeti yapmak. Televizyonlarda, gazetelerde sürekli futboldan bahsediliyor. Saatlerce televizyonlarda futbol programları yayınlanıyor. Bu iş için özel çıkarılan gazeteler ile televizyon kanalları var.

İzleyici ve okuyucu kitlesi oldukça geniş. Futbol maçlarının canlı yayın hakkını almak isteyen kuruluşlar arasında sürekli rekabet var. Seyircinin futbola olan duyarlılığı nedeniyle televizyonlar bol bol maç veya futbol programları veriyorlar.

Futbol fanatizmini çok ileri boyutlara taşıyanlar da bulunuyor. Düşünün; insanlar futbolu yatak odalarına kadar götürdüler. Takımı yenildiği için hanımını dövenler, çocuğu öldüğü halde onu defnetme yerine maça gidenler, insanların ev ve işyerlerine saldıranlar, sevinçten silah atıp başkalarını öldüren veya yaralayan bir nesil ortaya çıktı.

Artık gençlik kendi sorunlarını veya ülke sorunlarını konuşmak yerine futbolu tercih ediyor. Bu durum ise ülke gençliği için ümit vaat etmiyor.

Gencecik beyinler harcanıyor. Kazanç noktasında ise hiçbir şey yoktur. Geriye yalnız maddi ve manevi zararlar kalıyor.

Müzik ve cinsellik, ülkemizde birbirinden ayrılmaz süper ikili. Birbirlerini tamamlıyorlar. Gençliğimiz bu iki olguya oldukça duyarlı. Sadece duyarlı olan gençlik değil özellikle televizyon ve gazetelerimizde bu konuya yakın ilgi gösteriyorlar.

Düzenlenen konserlerde gençliğin görüntüleri gerçekten içler acısı. Kendini kaybedip bayılanlar, ağlayanlar, konser veren sanatçıyı öpmek için mücadele verenlerle dolu. Konserde her türlü manzarayla karşılaşmak mümkün.

Yeni nesil her türlü sıkıntısını müzikle atmaya çalışıyor. Sağlam bir kafa yapısıyla meseleleri düşünmüyor. Önce bir dert sonra bir müzik arası.

Bestelenen müzik sözlerine bakıldığında genel itibariyle de cinsellik içeren sözler yer alıyor. Sanatçıların kasetlerini imzaladıkları gün ise tam bir izdiham yaşanıyor. Herkes tek bir noktaya kilitleniyor ve ona ulaşmak için tüm tehlikeleri göze alabiliyor.

Cinsellikle müziğin iç içe olduğunun bir diğer kanıtı ise müzik parçalarına çevrilen kliplerdir. Çünkü kliplerde öne çıkan temel öğe cinsellik objesidir. Gerek erkek sanatçıların gerekse bayan sanatçıların müzik parçaları için çektikleri kliplerde hep cinsellik vurgusu yapılıyor.

Sanat eserimiz dedikleri şeyden ise eser yoktur. Bu duruma bir de müzik sözlerinin cinsellik içerdiğini katarsanız, durumun vahameti daha iyi anlaşılır. Artık çevrilen klipler, tam bir cinsellik objesi oldu.

Televizyon ve gazetelerde anlatılan yaşamlar, özendirilerek veriliyor. Gerçek hayat, onların hayatıymış gibi verilmeye çalışılıyor. Bu sebeple onların yaşadığı hayatı yaşamak isteyen gençlerin kimisi evinden kaçıyor, kimisi uygun olmayan yollara düşüyor, kimisi ise bunalıma girerek intihar ediyor.

Yeni neslin aklı, bu tür meselelerle meşgul ediliyor. Üretim yapması gereken beyinler, bu şekilde heba ediliyor. Büyük ümitlerin bağlandığı gençlik üretmek yerine tüketiyor, düşünmek yerine kendini boş hayallere kaptırıyor. Gençlik, ülke sorunlarına çözüm bulacak yerde kendisi sorun olmaya başladı.

Futbol, müzik ve cinsellik objeleri; Türk gençliğinin en büyük zaafları arasında. Özellikle gençler, bir çatışma kuşatması altında yaşamlarını sürdürüyorlar. Yeni nesil, kuşaklar arası bir çatışma yaşıyor.

Futbol, müzik ve cinsellik eski kuşağın ilgi sahasına girmemesi; yeni kuşağın ise bu olgulara büyük ilgi göstermesi nedeniyle sürekli kuşaklar arasında bir çatışma yaşanıyor. Bu sebepledir ki aile içinde de huzursuzluk çıkıyor. Yeni nesil, bir boşluk içinde hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Ama bu durum zaman zaman çeşitli problemler oluşturuyor. Gençler kimi zaman şiddete başvuruyor, kimi zaman ise kendinden beklenmeyen hareketler yapıyor.

Türkiye’de ağırlaşan ekonomik şartlar nedeniyle, iş istihdamı yok denecek kadar az. Gençlik kendisine uygun bir işte çalışamadığı için sürekli bocalıyor. İster okuyan gençlik olsun ister okumayan gençlik olsun ülkemizde zor günler geçiriyor.

Gençlerin işsizlik sorunu yaşaması sebebiyle zamanlarının büyük bir bölümü boş geçiyor. Herhangi bir uğraşı olmayan gençler ise kendilerini futbol, müzik ve cinselliğe adamış durumda.

Sıkıntılarını bu üç olguyla ilgilenerek atmaya çalışıyorlar. Açıkçası gençlere futbol, müzik ve cinsellik cazip geliyor.

Günlerini boş bir şekilde geçiren yeni nesil, bu üç olguyla ilgilenmekle kalmıyor aynı zamanda da kötü alışkanlıklar da edinmeye başlıyor. Zamanla bu kötü gidişat aileleriyle gençler arasında sorunların doğmasına sebep teşkil ediyor. Böylece gençlik üretmesi gereken bir yaşta, tüketmekle meşgul oluyor.

Kitle iletişim araçlarının sürekli futbol, müzik ve cinselliği benimsetici yayınlar yapması gençler üzerinde olumsuz etki bırakıyor. Ümit verici, topluma örnek olacak, insanlara fikir verecek yayınlar yerine; ümitsizlik aşılayan, karamsar, insanların fikirlerini körelten, doğrular yerine hep yanlışları gösteren yayınlar yapılıyor.

Gençlerin içine girdiği durum, bölgeler arasında da farklılıklar arz ediyor.

Ülke gençliği önünü göremez bir hale geldi. Son dönemde yaşanan ekonomik krizle birlikte gençlik, artık gelecekten ümidini kesmiş bir vaziyette gününü gün ediyor. Yaşamını futbol, müzik ve cinsellik objeleri kaplamış durumda. Hayatını bu üç olgu yönlendiriyor. Eğer bu gidişata bir dur diyen çıkmazsa Türk gençliğini, gelecekte çok iyi şeyler beklemiyor.

Ayrıca bu üç olgu gençliğin hayatında düzenli bir şekilde yer almazsa, kuşaklar arasındaki uçurum sürekli büyüyecektir. Bu da toplumu çatışmaların eşiğine getirebilir.

Sürekli kitle iletişim araçları vasıtasıyla bu üç olgunun reklamı yapılmaya devam ederse yeni nesli kaybedeceğiz. Gençliğe üretim yerine tüketim, akıl yerine futbol, sorunların çözümü yerine müzik, yaşamın gerçekleri yerine cinsellik aşılanmaya çalışılıyor.

Birilerinin artık bu gidişata dur demesi gerekiyor. Aksi halde hem ülke geleceği hem de yeni neslin akıbeti pek hayırlı olmayacaktır.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here