Kılıçdaroğlu: Topuğunuz kıçınızda Putin’e koşuyorsunuz

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis Grup Toplantısında konuştu. İdlib’deki gelişmelere değinen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Milletin önüne çıkıp bir açıklama yapmadılar. Ben herkese sormak isterim. Ordumuza büyük bir kumpas kurulmuş, onlarca şehidimiz var. Beyler sarayda oturuyorlar. Bir Allah’ın kulu çıkıp millete bilgi vermiyor. Beyefendi, ‘Kılıçdaroğlu beni neden aramıyor’ diyor. Ben seni niye arayayım ya, millet seni bekliyor. O gece çıkmadılar ertesi gün de çıkmadılar. İki gün sonra da Genelkurmay Başkanı başsağlığı için bir tweet attı. Yeni öğrenmiş herhalde.

Bütün bu tablo, Türkiye’nin iyi yönetilmediğini gösteriyor. Üçüncü gün ancak medyanın önüne çıkıyorsun. Çıkıyorsun yine şehitlerden söz etmiyorsun. Ekonomiden, işsizlikten söz ediyorsun, sanki Türkiye’de hiçbir şey olmamış, 34 askerimiz şehit olmuş bu da çok önemli bir şey değil. Bunlar mı Türkiye’nin çıkarlarını savunacaklar?

Emperyal güçlerin maşası olanlar Türkiye’yi düzlüğe çıkaramazlar. Putin’e Merkel’e Trump’a telefon eder, meydan okur. Onlar gelir tak tak tak vururlar. Koşa koşa ayaklarına gider. Hani sen başkomutandın? Vurulan senin askerin. Benim askerimi vuran her devlet benim düşmanımdır. Ben niye onların ayağına gideyim? Topuğunuz kıçınızda Putin’e koşuyorsunuz. Türkiye’yi egemen güçlerin maşası konumuna sokmayın dedik. Komşumuz bir ülkenin rejimini değiştirmek için özel bir çaba harcıyorsunuz. Biz komşudaki yangına bir kova suyla değil, benzin bidonuyla gittik. Kimin işine yarıyor? Git uluslararası kuruluşlara, ‘Bunu kabul etmiyoruz’ dersin. Biz hiçbir zaman Suriye’deki rejimi savunmadık, savunmuyoruz da. İstiyoruz ki barış içinde yaşayalım.

Şehitler tepesi boş kalmayacak. Daha çok gelirse o kadar memnun kalacak beyefendi. Şehitler tepesi zaten boş değil. Bu ülkenin her karış toprağında şehitler var. Adamın haberi yok bundan. Bu devletin nasıl kurulduğundan haberi yok bu insanın. Siz oturursunuz 345 şehidimiz olur sarayınızda oturursunuz, çayınızı içersiniz. İdlib’de neler olduğunu telefonla dinlersiniz. Milletin önüne çıkmaya utanırsınız, üç gün sonra çıkarsınız hedefiniz Kılıçdaroğlu.

Feriştahınız gelse bizi deviremez. Sizin çocuklarınız beş tepede, saraylarda oturacak da keyif çatacaklar bu ülkenin fakir fukaranın çocuğunu şehitler tepesine layık göreceksin. Sen git. Elinden tutan mı var? Kahramanlık edebiyatı yapıyorsun.Hangi milletvekilinin çocuğu İdlib’de, hangi para babasının çocukları Suriye’de? Kimin çocukları orada? Saray sosyetesinin çocukları orada mı? Hepsi bedelli yaptılar.

Vay Kılıçdaroğlu yine orduyu böldü yanlış söyledi derler şimdi. Doğru kardeşim. Erdoğan gidiyorsun bazı yerlere, öl de ölelim diye slogan atıyorlardı. Gönder oraya. Ama yapmıyorsun? Seni kefenle karşılayanlar vardı niye göndermiyorsun oraya? Daha acı olanı ne biliyor musunuz? Özgür Suriye Ordusu’nu Kuvayi Milliye’ye benzetmesidir. Hangi Kuvay-i Milliye’ci egemen güçlerle aldığı parayla başka yerlerde mücadele etti ya. Obama yönetiminden beri geliyor ÖSO. Sen söylüyorsun. Para vermezsen hepsi isyan edecek. Kendi toprağı bayrağı için canını ortaya koyan adam.

26 Şubat 2006’da Erdoğan Üsküdar’da konuşuyor; ‘Biz orta Doğu’da Kuzey Afrika projesinin eş başkanıyız. Biz orada görev irfa ediyoruz. Böyle bir görev seçilerek verilmiştir.’ Sana bu görevi kim verdi? Sana Büyük Orta Doğ Projesi’nin eş başkanlık görevini kim verdi?

Reklam

‘Büyük devlet hadiseler karşısında aklı selim düşünebilendir’ deniyor. Doğru. Ne oldu da bundan vazgeçti? Kim seni telkin etti, yönlendirdi? Kim Orta Doğu’ya gir dedi? Onun cevabını da Erdoğan verdi, 2017’de ‘Biz Özgür Suriye Ordusu’nu ey Amerika seninle Beraber kurduk ya. Bunun adımını senden önceki Obama yönetimiyle kurduk’ diyor. Özgür Suriye Ordusu’nu Amerika’nın telkiniyle hangi gerekçeyle kurarsınız? Orta Doğu’nun parçalanması kimin işine yarıyor?

Akıl var akıl! Aklını kiraya vermeyeceksin. Devleti yönetiyorsan devlet aklının ferasetini unutmayacaksın, Arap dünyasını, Orta Doğu’yu bileceksin. O dünyada suya giderken nasıl kandırıldığını bileceksin. Dünya kadar tarihte örnekleri var. Orta Doğu’yu anlamak istiyorsan Rıfkı Atay’ı okuyacaksın. 27 Şubatı 28 Şubat’a bağlayan gece Sayın vali önce 22 şehidin varlığını açıkladı, sonra 29 dedi. Ve biz oturduk dedik ki bu kadar önemli bir olay varsa, bu kadar şehidimiz varsa TBMM’nin toplanması lazım. Bunu asla bir siyasi polemik konusu yapmayacağız dedik. Şehitler hepimizin şehididir. Bir tırnağına Suriye’yi değiştirmeyiz.

Saat 02:04’te parti sözcümüz bir basın açıklaması yaptı. Hiç kimseye en ufak bir eleştiri gelmedi. CHP olarak TBMM’nin hemen yarın kapalı bir oturum yapmasının altını çizdi. Kapalı olmasının da nedeni şuydu; olur ya birçok bilgi olabilir, açıklanmasında sakınca olabilir. Gelip 600 milletvekiline bilgi versinler. Bakın hiçbir eleştiri yok. Milletvekili olarak buna hakkımız var bizim. Bunu söyledik. Ertesi gün gene hiçbir haber yok. Bir açıklama daha yaptık sabahleyin, biz sabaha karşı 5’te evlere gittik, 10’da yeniden MYK’mız toplantı. Bu kez talebimiz bir kez daha dile getirildi. Yine parti sözcümüz siyasi polemik konusu yapmadan sağ duyulu bir açıklama yaptı.

TBMM toplantı çağrımız Anayasamızdaki gerçeklere dayanmaktadır. Bu birlik ve bütünlük içinde yaşanan sıkıntıyı aşma gayretidir. Türk ordusu TBMM’nin ordusudur. Ne kadar sağduyulu hareket eden bir partiyiz. TBMM’ye gelip insanlar bilgi versinler istiyoruz. Yine ses yok.”

Yönetilemeyen, savrulan bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıya olduklarını öne süren Kılıçdaroğlu, “Söylenmesi gereken çok şeyi söyledik, yapılması gereken çok şeyi yapmaya çalıştık. Öneriler getirdik. Yapmayın, etmeyin dedik. Türkiye sıradan bir coğrafyada değil. Bütün dünyanın gözlerinin olduğu stratejik bir bölgededir dedik. Egemen güçlerin bu ülkeden nasıl kovulduğunu acaba bu ülkeyi yönetenler biliyorlar mı? Milli Kurtuluş Savaşı’nın hangi koşullarda verildiğini acaba biliyorlar mı? Bir milli kurtuluş savaşı yapacaksınız ve asla egemen güçlere teslim olmayacaksınız. Bunu biliyorlar mı acaba?” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, bölgede egemen güçlerin taşeronluğuna soyunmanın en büyük tehlike olduğuna dair uyarılarda bulunduklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Komşumuz bir ülkenin rejimini değiştirmek için özel çaba harcıyorsunuz. Sana ne kardeşim? Varsa bir sorun, uluslararası kuruluşlar var. Gidersin BM’ye, gidersin başka organizasyonlara, ‘Suriye’de insan hakkı ihlalleri var. Kabul etmiyoruz’ dersin. Uluslararası arenaya taşırsın. Biz hiçbir zaman demokrasiden ödün veren bir rejimi savunmadık, bundan sonra da savunmayız. Nerede bir insan hakkı ihlali varsa oraya gözlerimizi diker ve bakarız. Hiçbir zaman Suriye’deki rejimi savunmadık, savunmuyoruz da. Her bölgede, bütün komşularımızla barış içinde yaşayalım. Arzumuz budur.”

Bir Mehmetçiğin tek tırnağının bile Suriye’den de Libya’dan da İdlib’den de değerli olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Niye söylüyoruz bunu? Çünkü biz kendi bölgemizde, komşuda savaş istemiyoruz. Örnekler verdim. Apartmanda, komşuda yangın çıkarsa elinde bir kova suyla koşacaksın yangını söndürmek için. Biz, komşuda çıkan yangını söndürmek için değil bidon benzinle gittik. Çünkü öyle talimat verdiler. ‘Onu yapacaksın’ dediler.” ifadelerini kullandı.

Reklam

“Siyasi polemik konusu yapmama kararı aldık”

İdlib şehitlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, olay gecesi Hatay Valisi Rahmi Doğan’ın şehit sayısına ilişkin bilgilendirme yaptığını anımsattı.

Partisinin, bu kadar şehidin olduğu bir olayı siyasi polemik konusu yapmama kararı aldığını ve açıklanmasında sakınca bulunan bilgilerin paylaşılabileceği öngörüsüyle TBMM’nin kapalı bir oturumda konuyu görüşmesini talep ettiklerini bildiren Kılıçdaroğlu, buna uygun olarak başlangıçta süreci sükunetle takip ettiklerini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, hükümetin İdlib’deki şehitler konusunda ilk gün ve ikinci gün herhangi bir açıklama yapmadığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olaydan sonraki üçüncü gün konuştuğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekonomiden, başarılarından, işsizliği nasıl engelleyeceklerinden, bir sürü şeyden bahsetti. Tabii doğal olarak bir de benden bahsetti. Gerçekten dinleyince memleketin haline bir daha üzüldüm. Biz ne kadar sorumlu davranıyoruz, o beyefendi ne kadar sorumsuz davranıyor. Milleti ateşe atsa, o gencecik pırlanta gibi çocuklarımızı ateşe atsa sevinecek adam.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kılıçdaroğlu beni aramadı.” dediğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Arayacak olan ben değilim, sensin. Nedir bu durum, bilgi vereceksin. Bu şunu gösteriyor, bir cumhurbaşkanı tarafsız olmazsa memleketi yönetemez, 83 milyonun cumhurbaşkanı olamaz. Cumhurbaşkanı bulunduğu konum gereği devletin sigortasıdır. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sigortası yok.” diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın şehit haberinin üzerinden 3 gün geçtikten sonra yaptığı konuşmada kendisini hedef aldığını belirterek, “Hedef Kılıçdaroğlu. Niçin? Kılıçdaroğlu vatansever. Nasıl devireceğiz? Feriştahınız gelse deviremez. Çünkü biz haklıyız.” şeklinde konuştu.

“Putin’e dört soru sor”

Erdoğan’ın, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşeceğini belirten Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan Putin’e, “Bizim ülkemizde Bay Kemal var, durmadan bana soru soruyor. Benim soracağımı düşünmediği için onun adına ben sormazsam, döndüğümde memlekette yine bana soracak.” diyerek, dört soru sormasını istedi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın, “Sayın Putin, birliklerimizin yerlerini Rusya ile koordine etmemize, yerlerini size bildirmemize rağmen askerlerimizi neden şehit ettiniz?” diye sorması gerektiğini ancak bunu sormaya cesaret edemeyeceğini iddia etti.

Erdoğan’ın Putin’e ayrıca “Sayın Putin, ilk saldırının ardından Rusya’yı bir kez daha uyarmamıza rağmen ikinci saldırıyı neden gerçekleştirdiniz? Yaralıların ve şehitlerin Türkiye’ye getirilmesi için helikopterlere neden izin vermediniz? Savaş hukukunda yaralıları taşıyan ambulanslar vurulmaz. Siz neden vurdunuz?” sorularını da yöneltilmesini isteyen Kılıçdaroğlu, “Hiç kimse unutmasın bu ülkenin taşı, toprağı, çakıl taşı için gözünü kırpmadan hayatını veren, verecek olan yüz binler, milyonlar var. Türkiye’nin savunulması konusunda da hiç kimse umutsuz olmasın. Bu memleketi sokakta bulmadık. Tekrar bölgesinin en güçlü devleti haline getirmek, bizim boynumuzun borcudur.” diyerek sözlerini tamamladı.

Bu arada, toplantı başlamadan önce şehitler için saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ayrıca, partililer ve izleyicilerin, salona gelişinde Kılıçdaroğlu’nu alkışlamamaları istendi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here