Mayıs ayının ortasındayız.
Ramazan’ın ikinci yarısına girdik. Önümüzdeki günlerde Kadir gecesi olacak ve sonra bir bakmışız Ramazan da bitmiş ve bayrama ulaşmışız.
‘Zaman su gibi akıyor’ deriz ya hep, gerçekten de öyle. Ama farklı bir durumu da yaşıyoruz, ya da sadece ben öyle hissediyorum.
Sanki hala Mart ayının başındayız gibi hissediyorum.
Normalde bu zamanlarda izin ve tatil planları yapılırdı. Almanya’dan Türkiye’ye izine gidecekler için hazırlıklara başlama zamanı. İzin heyecanını yaşama gibisi yoktur. İki ay öncesinden dillere vurur ve ‘siz neredesiz?’ , ‘biz buradayız, siz nerede olacaksınız’ konuşmaları gırla giderdi.
Şimdi bunlar yok.
Kimse yazın nasıl olacağını bilmiyor.
Sınırlar açılacak mı?
Tatile gitme imkanı olacak mı?
Daha da ilginç olanı, eskiden yaz tatili konusu geçer ve planlar ona göre yapılırdı, şimdi onu da zamansal olarak algılayamıyoruz, çünkü çocuklar okula gitmiyorlar.
Ben hala Mart ayının başında gibiyim.
Nisanı algılayamadım sanki. Mayıs zaten hiç yok. Elektronik cihazlarımıza bakmasak daha da şaşıracak zihnimiz.
Acaba hangi aydayız?
Hangi günü yaşıyoruz, çünkü hepsi aynı geçiyor.
Kısmi esneklikler başladı ama zihinlerimiz hala pandeminin başında sanki. Dışarı çıkınca birbirimizden kaçıyoruz. ‘İnsanlardan uzak duralım da, ne olur ne olmaz’ modundayız.
Dendiği gibi, pandemi sonrası her şey farklı olacak galiba.
Almanlar insan için ‘alışkanlık hayvanı’ derler. Gerçekten de öyle. Alışkanlıklarımız da değişti. Değişen alışkanlıklarımızla sanki karakter değişimi yaşıyoruz gibi geliyor bana. Sanıyorum bu korkularımızı da değiştirdi, belki ümitlerimizi de…
İyi mi oldu, yoksa kötü mü?
Onu bile tam olarak bilemiyoruz.
Pandemiyle bilinen salt gerçeklik, salgın sebebiyle kaybettiklerimiz. Kaybedilen canların olduğu evler için çok acı. Sadece alışkanlıkların değişmesi değil, aynı zamanda kaybedilen yakınlar…
Hasılı, ben hala Mayısın ortasında olduğumuzu algılayamıyorum.
Bilmiyorum sizleri ama ben 2020’nin garip bir yıl olduğunu düşünüyorum.
Denizlililer sevinmişlerdi yılın ilk başlarında ?
2020 ya… 20 de Denizli’nin plakası.
Ama sanıyorum onlar için bile garip bir yıl oluyor 2020.
Rabbim, sonumuzu hayra çıkarsın.
Sevgi ve Bilgiyle kalın












