Hakikatleri Örtmek, Gerçekleri Gizlemek

0
gündogdu

Yüce Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap’ta insanlara açıklamamızdan sonra, gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder. Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira Ben, tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.” (Bakara, 2/159-160)

Müfessirlerin çoğu bu ayette  eleştirilenlerin, Tevrat’ın hükümlerini insanlardan saklayan veya Tevrat üzerine sahte te’vil ve yorumlarıyla gerçekleri örtbas eden, bilhassa Hz. Muhammed’in peygamberliğini müjdeleyen Tevrat haberlerini saklayan veya haksız tevillerle çarpıtan Musevi  bilginleri olduğunu belirtmişlerdir (Kur’an Yolu I, 245).

Yüce Allah insanları kendi yoluna davet etmek için peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Bu yüce elçiler de aldıkları mesajları, ne pahasına olursa olsun, topluma olduğu gibi iletmişlerdir.

Peygamberler görevlerini yerine getirirlerken canları pahasına da olsa ilahî mesajlarda en küçük bir saptırma yapmamışlar, insanları doğru bilgilendirmişlerdir.

Fakat zamanla bu peygamberlerin i ümmetlerinden ileri gelenlerden bazıları, çeşitli kaygılarla ve menfaatlerine uymadığı için, gerçekleri gizleme, hakikatleri örtmek sureti ile, ayetleri amacından saptırarak yorumlama ve çarpıtma yoluna gitmişlerdir.

Esasen hakikatleri örtmek, gerçekleri gizlemek lanetlik bir iş olduğu gibi bir de küfür işidir. Zira kafir kelimesinin manası örtmek, gizlemek manasına gelir. Bu kafir işini yapanlar; “Zalimleri ta kendileridir” (Bakara,2/254).

Hakikatleri ve gerçekleri gizlemek, bazen bütün insanlığın hayatında onulmaz yaralar meydana getirebilir ve insanlığın maddi/manevi felaketiyle sonuçlanabilir.

İşte bu yüzden hakikatleri ve gerçekleri gizlemek vebaldir, zulümdür. Su gibi, ekmek gibi muhtaç oldukları bilgiyi insanlardan esirgeyen kimseler, insanlık karşısında suç işlemiş olur.

Hakikati ve gerçekleri bildikleri halde saklayanlar, sorumsuz ve umarsız insan tipi yukarıda nakledilen Kur’an-ı Kerim’de ki ayette ağır ifadelerle, (lanetlikle) eleştirilir (Bakara, 2/140, 159-160).

Çeşitli sebeplerle, gerçek bilgi ve hakikatleri insanların istifadesine sunmayan, menfaatperest, bencil ve kibirli kimseler ise Rasûl-i Ekrem tarafından şöyle ikaz edilir:

Her kim, bildiği bir konuda kendisine danışılır da onu gizlerse kıyamet günü ağzına ateşten bir gem vurulur”( Tirmizî, İlim, 3; Ebû Dâvûd, İlim, 9).

Anlaşılan o ki, konuşması gerektiği yerde susan, hakikatleri saklayan, gerçekleri gizleyen insan, konuşarak kendisini ifade etmeye en çok ihtiyaç duyduğu kıyamet gününde susturulacaktır.

Yahudi ve Hıristiyan din bilginleri Peygamberimizin son peygamber olduğunu Kur’an’ın ifadesiyle “oğullarını tanıdıkları gibi” tanımalarına rağmen (Bakara, 2/146), sırf kıskançlıkları sebebiyle gizlemişler ve bu sebeple lanete uğramışlardır (Bakara, 2/90).

Bu insanlar, menfaat karşılığı Allah’ın ayetlerini gizlemişler, gerçeği ve hidayeti vererek, karşılığında dalaleti (sapıklığı) satın almışlardır:

İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve doğru yolu bulamamışlardır.” (Bakara, 2/16)

Gerçekleri gizleyen bu insanlar alışverişlerinde en değerli sermayelerini satarak acaba ne elde ettiler? Rabbimiz bu durumu şöyle beyan buyuruyor:

Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip, onu az bir bedelle değiştirenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır (temize çıkaracaktır). Onlar için elem dolu bir azap vardır. İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar!” (Bakara 2/174-175)

Bunlar için aslında en büyük ceza Allah’ın onlarla konuşmamasıdır. Ateşle azap bu cezanın yanında az kalır. Allah’ın bir insanla konuşmamasından daha büyük azap olur mu?

Allah, ayetlerini gizleyip insanları ilahi bilgiden mahrum bırakanlarla ve hakikati ters yüz edip çarpıtmak suretiyle insanları sapıtanlarla konuşmuyor.

Ayet-i kerimeden şunları anlıyoruz:

1. Allah’ın emirlerini ve bildirdiği hakikatleri ve gerçekleri gizleyenler, O’nun lanetini hak et- mektedirler.

2. Yüce Allah kıyamette söz konusu insanlara itibar etmeyecek ve onları muhatap bile kabul etmeyecektir.

3. Günahı ne olursa olsun tövbe edip durumlarını düzeltenler, Allah’ın rahmetini nail  olabilirler.

Vesselam

Daha geniş bilgi için bkz. Diyanet, Kuran Yolu, I, 254; Kur’an’dan Öğütler,I,252.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here