İşin aslı: Medine’de yaşamın başlangıcı – Cami / Mescit

0

Hz. Peygamber’in Medine’ye varışının öyle hemen olmadığını, iki hafta süren bir süreçten sonra Medine’ye vardığını geçen hafta ifade etmiştim. 

Bu ayrıntılar neden önemli? 

Hikayelerle, duygu seli konuşmalarla anlatılan hicret ve Hz. Peygamber konusu içselleştirilemiyor. Sanki hayattan ve dünyadan kopukmuş gibi bir resim ortaya çıkıyor. Halbuki Hz. Peygamber, kendisinin de ifade ettiği gibi, bir insandı. Zorlu yolculuk bu yüzden iki hafta sürmüştü. 

Mekke’den bahsederken, gelen mesajlar hep şöyleydi: ‘Hocam, Mekke dönemi diye anlata anlata fazla mı abarttınız?’

Hayır, abartmadım. 

Çünkü Medine’nin kurulması, oluşması Mekke’nin sağlam olmasıyla ilişkili. Hemen şunu belirteyim: Bugün Müslümanlar, her türlü imkanlara rağmen, neden Medine toplumlarını oluşturamıyorlar sorusu da bununla ilgili. 

Çünkü Mekke’yi bilmiyorlar, tanımıyorlar, empati yapmıyorlar ve sabretmeden uçmaya çalışıyorlar. 

Uçmaktan kastım da manevi kişilik olup yücelmek. 

Reklam

Mekke dönemi 13 yıl, tam manasıyla yaşandı, özümsendi ve sonrasında Medine Dönemi gerçekleşti. 

Medine’ye taşınan Müslümanlar artık burada bir toplum oluşturacaklardı ve bu da Hz. Peygamber’in önderliğinde oldu. 

Din merkezli hayatın meşhur olduğu zaman dilimi. Tabii bu da çok normal, çünkü ortada yeni bir din ve yeni bir peygamber var. Neden bunu diyorum? Çünkü bugünden kopmadan, olayları bugüne taşıyarak ilerlememiz gerekiyor ki, Hz. Peygamber ve Kuran evrenselliğini göstersin. 

Bu önemli mi? 

Çok önemli. 

Zaten Medine’ye geçiş ve sonrasında ilk inşa edilen yapı olan caminin nasıllığı ve nasıl algılandığı, zaman içinde pergelin açılması gibi, öyle farklı yaklaşımlara sebep oluyor ki. Bugün yaşadığımız sorunlar da bu pergel aralığından kaynaklanıyor. 

İlk inşa edilen yapı: Cami. 

Medine’de inşa edilen caminin özelliği neydi? 

Reklam

Medine’de inşa edilen mescidin birinci özelliği: Hz. Peygamber’in direktifleriyle ve hatta bizzat çalışmasıyla yapılmış olması. 

İkinci özelliği: Gösterişten uzak, sade olması. 

Üçüncü özelliği: Sadece ve sadece namaz kılma alanı değil, bir toplantı yeri olması. 

Bugün Müslümanların anlayamadıkları, ya da anlamak istemedikleri ikinci ve üçüncü özellik. 

‚Peki birinci özellik hocam‘ derseniz? 

Hz. Peygamber’in bizzat yapımında yardım etmesini ve bugün kabrinin de orada olmasını, Müslümanlar o kadar abartıyorlar ki, diğer özellikleri göremez hale geliyorlar. 

İşte tam da burası bam teli. 

Yani İslam anlayışlarının ayrışması bu noktada başlıyor. 

Hz. Peygamber’in kişiliğinde kutsallık arayıp manevi duyguların tavan yapması ve öbür dünya endeksli İslam anlayışı. 

Ve kutsallığın Kuran’da, ayetlerde ve Hz. Peygamber’in örnek uygulamalarında olduğunu ve bunların da bizler için örnek olduğunu bilerek, kurulan sisteme önem veren İslam anlayışı. 

Sanıyorum bugünkü Müslümanlarla ilgili kısa ama öz bir tasnif oldu. 

Birinci özellikte boğulan bugünkü Müslümanlar, dini duygularını daha da arttırdığı ve kendi Müslümanlıklarını göstermek için de, ‚sade ve gösterişten uzak olma‘ özelliğini de beceremiyorlar. 

Ve üçüncü özellik: Sadece namaz kılma alanı değil, toplantı ve buluşma mekanıydı. Evet, Hz. Peygamber’in kurduğu/inşa ettiği mescit Medine toplumunun merkeziydi. 

İlk caminin karşılığı olan bir yapıya bugünden bir örnek vermek için düşündüm ama yok. Mantıksal açıdan da olamaz zaten, öyle değil mi? Olsaydı Müslümanlar bugün bu durumda olmazlardı…

Haftaya üçüncü özellikten devam edeceğiz. 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here