KHKlılar, Tutuklular, Siirtli İşçiler ve Tolstoy Adalet Diyor

4

Siirt HDP’li olup kayyumun (en azından şimdilik) uğramadIğı ender belediyelerden. Dün sosyal medyada gördüğüm video ile, iyi ki kayyumdan uzak kalmış dedirtiyor.
15 saniyelik klip samimiyet, dostluk ve işe olan aşkı gösteriyor.

Siirtin eş başkanları: Berivan Helen Işık ve Peymandara Duran.
Halkın oyları ve YSK kararları hiçe sayılarak görevleri sona erdirilen pek çok belediye gibi, Siirt’te de bu uygulamanın olması değil, olmaması şaşırtıyor bizi.

Yazık ki iktidarın kendine çalışan demokrasisi için HDP’ye oy veren seçmen yok hükmünde.

Oysa ki Siirt belediyesi klibe yansıyan sempatik çalışanları ile, belki de var olmayı en çok hak ediyor.
Umarım hiçbir zaman olmaz ama Siirt’e kayyumun atanıp, eş başkanları gözaltına alınırsa, kalbi en çok kırılacak olanlar belediyenin çalışanları olacak.

Siirt’in dezenfekte ekibinin fondaki Kürtçe ezginin eşliğinde el çırpan görüntüleri, aslında ülkenin tamamında ortak bir ruh halini yaratacak kadar güçlü. Bir ülkeyi doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine yekvücut edebilecek kadar güçlü.

Ülkede uzun süredir kaybettiğimiz birliğin ve tam ortadan bölünmüşlüğümüzün ilacı olacak kadar etkili görüntüler ne kadar yayılır bilinmez.

Ancak özellikle cezaevlerinde sevdiklerinden uzak kalan binlerce insanın sadece iktidarla iyi geçinmeme suçundan yargılandıkları bir ortamda böylesi ortak duygulara ihtiyaç var.

Ülkede şimdiye dek her ne olduysa oldu. Gücünden emin olan bir iktidarın insanlara virüsün ağır baskısı altında kalınan günlerde daha fazla acı çektirmemesi gerekir.

Reklam

Ülke OHAL ile başlayan sürecin sonunda insanlarının bir kısmından vazgeçti. Oysa virüsle beraber anlaşıldı ki, bir toplum için en değerli varlık sağlıklı halktır. Geri kalan her şey ise talidir.
KHK ile hayatı kararmış yakın akrabam, eşim, kardeşim yok. Bunu bu yüzden savunuyor değilim.
Akıl, vicdan, iz’an, hukuk, adalet bunu gerektirdiği için yazıyorum.

Bu kardeşiniz de bu beyanı yazdı ve devletin en tepesine sesleniyorum.
“Bu haklı çığlığı duyun. Ülkede barışın yeniden tesisi için, cezaevlerinden dışarıya yayılacak herhangi bir virüs belirtisinin önüne geçilmesi için, hak hukuk adalet için… lütfen bu çağrıya kulak verin.”

Herkesin biraraya gelip virüsten kaçtığı virüse karşı durduğu bir günde başka cephe açmaya gerek var mı?
Hele ki kimsenin canını yakmamış, kul hakkı gütmemiş insanlardan söz ediyoruz.

Hiç katılmasak da dün Kanal İstanbul ihalesine cüret eden iktidarın kendini müdafaa mantığı şuydu :
“Türkiye o kadar güçlü ki, bir yandan virüsle mücadele eder, bir yandan mega projesini hayata geçirir.”

Türkiye bu kadar güçlü ise hapishanelerini muhaliflerle doldurması, insanlara hayatlarını kazanma imkanı vermemesi açıklanabilecek bir şey mi?

Hele ki, simit satmanın, ayakkabı boyamanın, hatta hamallığın bile yapılamadığı günlerde.

İnsanlık tarihinin bu en zor günlerinde iktidarın ayrımsız, koşulsuz ve tereddütsüz olarak insanları KHK’nın, siyasal duruşun ve fikir ifadesinin suç olarak yaftaladığı konumdan ve bunun sonuçlarından arındırması gerekir.

Eline silah almamış hiç kimseyi terörist sayamazsınız. Evrensel olarak birleşmiş olan ortak ruh, terörün de tanımını evrensel olarak yapmayı zorunlu kılar.

Reklam

İktidar zor olanı yapmalı ve bundan sonra insanları kutuplara ayırmadan gönül kazanmanın, bekasını korumanın yolunu aramalıdır.
Türkiye’nin hak ettiği medeniyet düzeyi tam da budur.

Tolstoy’u salık veren bakan; KHK’lıların, düşünce suçlularının ve muhaliflerin bu sürreel günlerde hissettikleri endişeyi, içlerinde duymuyorsa samimiyet testinden de geçemezler.

Tolstoy bize;
“Birbirimizi affedelim, ancak bundan sonra barış içinde yaşarız” diyor.

Onu dinleyelim ve yine onu şu sözüne kulak verelim:
“Yanlış onu çoğunluk doğru saydığı için yanlış olmaktan çıkmaz”

4 YORUMLAR

  1. KHK’li bir hemserin olarak duyarlılığın için teşekkür ederim. 4 yıldır bir ölüden farksız bir yaşantım var, yaşantımız var. Hicbir kanunsuz iş yapmadan aşımızdan ozgurlugumuzden edildik. Yayında ve yapımda emeği geçenlere buradan selam söylüyorum. Çok yaman bir ahiretiniz olacak.

  2. Veysi bey çok güzel bir yazı…ben Khk’lı bir doktorum geçen hafta 1 hastamdan kovid bulaştı şu an hastayım karantinadayım test pozitif…böyle bir süreçte hasta olmasam iyiydi bir sürü hasta var…umarım vicdan akıl merhamet ve adalet duygusunu daha önce feda ettikleri gibi bu sefer feda etmezler

  3. hakikatı yazma çesaretinizden dolayı teşekkür ederim.khk’lı babası ve dedesiyim.Yaşadıklarımızı bir Allah cc bir biz birde bizim gibiler bilir.Sağolun sizin gibi insanlara ön yargılı bakmayan hakkanıyetle yaklaşan insanların kalemine sağlık.

  4. Çok teşekkürler Sayın Dündar, sorgusuz sualsiz 4 yıldır coronalı gibi yaşamaya çalışıyoruz… Başka söze gerek yok sanırım… Tekrar çok teşekkürler…

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here