(8 Mart 2020, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, Allah’ın kulu olma payesiyle şereflenen annelere, eşlere, kız çocuklarına ve kız kardeşlere ithaf olunur.)
KADIN, Erkekle aynı statüde Allah’ın kuludur
İslâm’da insanlık ve Allah’a kulluk bakımından ve temel hak ve sorumluluklar açısından kadının konumu erkekten farklı değildir. Erkek de kadın da Allah’a kulluk yapmakla sorumludurlar. Her ikisi de eşit derecede Yüce Allah’ın emir ve yasaklarına muhataptırlar.
Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim de: “Erkek, kadın, inanmış olarak kim iyi iş işlerse ona hoş bir hayat yaşatacağız”.. (Nahl Suresi, 97)
“Mü’min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar” (Nisa/124) buyurulur.
Yine Kur’an-ı Kerim’de, Rasulullah’a erkeklerin Akabe’de biat (İman, itaat sözleşmesi) ettikleri gibi, özellikle kadınların da aynı şekilde biatları ifade edilmiştir.
“Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir”. (Mümtehine/12)
KADIN, Annedir
Anne hakkında Kur’an-ı Kerim’de, “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara „öf!“ bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle” (İsra/23) deniliyor.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:“Anne cennet kapılarının ortasındadır.“ (İbn Hanbel, V, 198);“Cennet annelerin ayakları altındadır.“ (Nesâî, Cihad, 6)
Bir adam gelerek: ‘Ey Allah’ın Rasûlü, iyi davranışa ve güzel geçinmeme, güzel bakmama, saygılı olmama en lâyık olan kimdir?’ diye sordu. Hz. Peygamber (s.a.s.) “Annen!” diye cevap verdi. Adam: ‘Sonra kim?’ dedi. Rasûlullah (s.a.s.): “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar: ‘Sonra kim?’ dedi. Rasûlullah yine: “Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar sordu: ‘Sonra kim?’ Rasûlullah bu dördüncüyü: “Baban!” diye cevapladı. (Buhârî, Edeb 2; Müslim, Birr 1)
İslam medeniyetinde anne müşrik bile olsa ona saygılı olmak esastır. Esma Bintu Ebî Bekr (radiyallahû anha) anlatıyor: „Henüz müşrik olan annem yanıma geldi. Nasıl davranmam gerekeceği konusunda Hz. Peygamber (aleyhisselatu vesselam)’den sorarak: „Annem yanıma geldi, benimle (görüşüp konuşmak) arzu ediyor, anneme iyi davranayım mı?“ dedim. „Evet, ona gereken hürmeti göster.“ buyurdu.“ [Buharî, Hibe 28, Edeb 8, Müslim, Zekat 50 (1003); Ebu Davud, Zekat, 34 (1668)].
KADIN, Ailenin iki unsurundan biri olan eş’tir
Kur’an-ı Kerim’de: “Allah sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile mutlu olsun ve huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, „Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız“ diye dua ederler.(Araf/189)
Diğer bir ayette; وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۚ. “Eşlerinizle iyi geçinin” (Nisa/19) deniliyor.
Kocasının yanlış bir tutumunu Rasulullah’a şikayette bulunan bir kadın hakkında;
“Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir”. (Mücadele/1)
Peygamber (s.a.v)’in, insan hakları deklarasyonu mesabesindeki veda hutbesinde de kadın Hak ettiği yeri alır:
„Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim.
Siz kadınlarınızı Allah’ın emâneti olarak aldınız. Onların nâmus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz.
Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız, âile nâmusu ve şerefinizi kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır.
Kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise, örfe göre her türlü (meşru ihtiyaçlarını), yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.“ (Tirmizî, Rada’, 11; İbn Mace, Nikah, 3)
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “En hayırlınız, ailesi için hayırlı olandır. Bana gelince ben, aileme karşı sizden en hayırlı olanınızım.” (İbn Mâce, Nikâh, 50)
Hz. Peygamber’in hanımlarla olan ilişkilerinde, özellikle de aile hayatında ilgi, değer verme, adalet, eşitlik, hoşgörü, sevgi, saygı, nezaket, güven, iffet, feragat, haklara saygı, sabır ve tahammül, empati, îsâr ve zarafet hakim olduğu için, neticede Resülullahın aile hayatında uyum, huzur ve mutluluk hakim olmuştur.
KADIN, kız çocuğu veya kız kardeştir
Kur’an-ı Kerim’de: “Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah’ındır. O, dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları verir. Yahut o çocukları erkekler, dişiler olmak üzere çift çift verir, dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, hakkıyla gücü yetendir. (Şura/49-50)
Rasulullah Efendimiz; „Kimin üç kızı ve üç kız kardeşi veyahut da iki kızı veya iki kız kardeşi olup da geçimlerini güzel sağlar, onlar hakkında Allah’tan korkarsa, o kişi için cennet vardır“ (Tirmizi, Bir 13) buyuyorlar.
KADIN’a şiddet
Kadına şiddet ve cinayetlerinin temelinde, kadını;
Allah’ın erkekle eşit statüde bir kul;
Allah’ın emaneti bir eş olarak görmeyen;
Aksine erkeğin mülkü olarak değerlendiren bir anlayış vardır.
Zamanımızda Yüce Rabbimizin ilahi mesajlarına kulak tıkayan, Resülullah’ın diriltici soluklarını görmezlikten gelen, kadına şiddet uygulayan ve kadın cinayetleri işleyenler,“Yüce Yaratıcının emanetine hıyanet“ gibi büyük bir suç işlemektedirler.
Allah’ın kulu olmakla, erkekle aynı statüde şerefli ve saygıdeğer olan;
Anne olmakla, Allah’a ibadetten sonra en çok saygı ve hürmete layık olan, Cennet ayaklarının altında kabul edilen;
Eş olmakla, hakları kutsallaştırılıp, Allah’ın emaneti, şefkat gösterilmeleri ve sevilmeleri ibâdet olarak vasıflandırılan;
Kız çocuğu ve kız kardeş olarak yetiştirilmeleri, Cennet mutluluğuna iletecek olan;
KADIN:
İslam dininde gördüğü saygıyı ve değeri, insanlık tarihinde (semavi dinler hariç) hiçbir din, inanç, felsefe ve medeniyette görmemiştir.
Havva’nın kızlarına, ve Adem‘in çocuklarına, ve onları yetiştiren, annelere-babalara, ve onları eğiten öğretmenlere arzolunur!
Vesselam.












