Şimdi Bakan Soylu Düşünsün

2

Önce “Okulun çevresinde bir uyuşturucu satıcısını gördüğümüz zaman, beni ne kadar kınarlarsa kınasınlar, ne kadar eleştirirlerse eleştirsinler o uyuşturucu satıcısının ayağını kırmaya polis görevlidir. Suçunu bana atsın. Bunun suçu neyse, 5 yıl içeride yatmaksa yatarız, 10 yıl içeride yatmaksa yatarız, 20 yıl içeride yatmaksa yatarız” demişti. 

Bu açıklamasının büyük tepki çekmesi üzerine “Bana bu konuda, çok sert sözler söylediğim söyleniliyor. Gecenin bir yarısı, bir annenin telefonuyla hiç kimse uyandı mı acaba? Boğaz’da, ayak ayak üstüne at, ondan sonra ‘bu bakan nasıl konuşuyor’ diye eleştir. Gazete köşende ‘Bakana böyle sözler yakışır mı?’ yazmaya çalış” diye konuşmuştu. 

Uyuşturucu ile Mücadele Toplantısı’nda ise “Çocuklarımızı, kuzularımızı Dicle’nin, Fırat’ın, Kızılırmak’ın kuzularını uyuşturucu çakalına kaptırmayalım” çağrısında bulunmuştu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu.

Geçen yıl düzenlenen 148 bin 527 uyuşturucu operasyonunda 219 bin kişi gözaltına alındı; bunlardan 23 bin 619’u tutuklandı. Geçen yıl bir önceki yıla göre operasyon sayısı yüzde 3, gözaltı sayısı yüzde 7, tutuklananların sayısı da yüzde 11 arttı.

Ülke genelinde 2019’da gerçekleştirilen operasyonlarda 64 ton 337 kilo esrar, 26 ton 237 kilo skunk, 20 ton 166 kilo eroin, 1 ton 638 kilo kokain, 710 kilo bonzai, 1 ton 42 kilo metamfetamin, 1 ton 281 kilo afyon sakızı, 11 milyon 81 bin 667 captagon, 8 milyon 694 bin 405 ecstasy, 2 milyon 67 bin 259 sentetik ecza ve 42 milyon 276 bin 694 kök kenevir ele geçirildi.

Sayılar büyük, azim ve kararlılık daha da büyük. Bunu güvenlik güçlerinin yaptığı çalışmalardan biliyor ve görüyoruz. Ancak bu mücadeleyi sekteye uğratacak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu üzecek gelişmeler yaşanıyor.  

Nasıl mı?

Meclis’e sunulmak üzere hazırlığı yapılan infaz yasasıyla ilgili çalışma var. Medyaya yansıyan bilgilere bakılırsa teklif bu şekilde yasalaşırsa uyuşturucu suçları da paketin içine dâhil edilecek.

Reklam

Sayın bakanın göreve geldiği günden bugüne konuya ne kadar büyük önem verdiğini açıklamalarından ve çalışmalarından biliyoruz. MHP ile kafa kafaya verilip böylesi bir paketin yasalaşması demek, başta Soylu olmak üzere uyuşturucuyla mücadeleyi yürüten polisinden jandarmasına, askerine kadar verilen tüm emeklerin boşa gitmesi demek. 

Sayın Soylu’nun bu düzenleme hakkında ne düşündüğünü henüz bilmiyoruz. Çünkü konuya ilişkin bir açıklaması yoktur. Açıkçası merak etmiyor da değiliz. 

Uyuşturucu sadece Soylu’nun değil hepimizin problemidir. 

Büyük emeklerle gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınıp tutuklanan uyuşturucu tacirleri, tekrar devlet eliyle serbest mi bırakılacak? 

Çocuklarımızı, kuzularımızı kurda kuşa yem mi edeceğiz? 

Bakmayın siz “Şimdi Bakan Soylu Düşünsün” başlığını attığıma; bu konuyu herkesin oturup ciddi ciddi enine boyuna düşünmesi gerekiyor.

Eğer taslak hakkında konuşulanlar gerçek olacaksa şimdiden dağın fare doğurduğunu söyleyebiliriz. Elbette burada Meclis’te grubu bulunsun veya bulunmasın tüm muhalefet partilerine büyük görevler düşüyor. Şu an eğriyi düzeltmek onların en büyük görevidir.

Bu ülkenin geleceği adalette saklıdır.

Reklam

12 Nisan 2018 tarihinde Giresun’un Eynesil ilçesindeki evinin önünde hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan için bulunamayan adalet, hayatta kalma mücadelesi veren kemik kanseri hastası 8 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç için gelir demiştik ancak olmadı.

Almanya’ya tedavi için zor bela gitme fırsatı bulan Ahmet Burhan, bünyesi tedaviye cevap vermediği için Türkiye’ye dönmüştü, geç kalınmıştı.

Kanaması durdurulamayan ve şu an hastanede tedavi altında olan Ahmet’in de şu hayatta tek isteği cezaevinde bulunan babasını görebilmekti. Ahmet için sağlanamayan adalet, infaz yasasıyla uyuşturucu tacirlerine sağlanmak isteniyor.

Sözün bittiği yerde mi yoksa vicdanların öldüğü noktada mıyız; kararı siz verin.

Koronavirüsle mücadelede sağlık çalışanlarına büyük ihtiyaç var. Bir yanda ise KHK ile ihraç edilmiş doktorlarımız. Bu insanları tekrar görevlerine döndürüp faydalanmak yerine anlamsız bir şekilde görmezden gelmek daha cazip geliyor.

Avrupa ülkeleri emekli doktorlarını dahi yeniden göreve davet ederken, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, alacağını açıkladığı 32 bin yeni sağlık personelini nereden temin edeceğini bekleyip göreceğiz. 

Göreve hazır olduklarını belirten KHK ile ihraç edilen sağlık personelinin ise yaklaşık 15 bin olduğu belirtiliyor.  

Fakat mevcut bu anlayışla kaybeden hepimiz oluyoruz. 

Artık ön yargılarımızı, ihtiraslarımızı, kinimizi, nefretimizi, öfkemizi, intikamımızı bir kenara bırakıp birlik olma zamanıdır.  

Ey İnsanoğlu!..

Bir virüslük canın olduğunu hala anlamadın mı?

Kur’an-ı Kerim İsra Suresi 37. Ayette şöyle buyruluyor:

“Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme! Çünkü sen asla yeri yaramazsın ve boyca da dağlara erişemezsin.”

2 YORUMLAR

  1. Başka söze hacet yok.
    Gereken söylenmiş.
    Peki gereken yapılırmı.
    Asla enaniyet benlik gurur kibir iktidar arzusu çok güçlü.
    Söylenenler eskiden olduğu gibi unutulur.
    Kafalar kuma gömülür..
    Ve hayat devam eder.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here