Son Sözü Direnenler Söyler. Demirtaş’ın Son Sözü İçin Vakit Daha Çok Erken…

0

“02.12.2019 günü saat 17:20 civarında hastanemize getirilen “Selahattin Demirtaş” isimli hastanın şikayetleri doğrultusunda Kardiyoloji, Nöroloji, Gastroenteroloji ve Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalları ile konsülte edilmiş, yapılan laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri sonrasında akut hayatı tehdit edici patoloji saptanmamıştır. Belirtilen anabilim dallarının görüşleri doğrultusunda hasta poliklinik kontrol önerisiyle taburcu edilmiştir.”

Selahattin Demirtaş isimli hasta eğer isim benzerliği yoksa, 24 Haziran 2018’de bu ülkede her 100 kişiden 8’inin oy verdiği HDP eski eş başkanı olmalı.
40 yıllık bir hesaba göre 100 yıllık bir meselenin tüm faturasını ödemesi istenen ve daha 50 yaşında bile olmayan bir adam elindeki tek sığınak olan nefes alma hürriyetini de neredeyse yitirecekti.

Demirtaş’a reva görülen muamele onu değersizleştirenler için vaka-yı adiye. Verilen mesajı anlamamak için saf olmak gerekir: ‘Hasta bile olsan azami sürede dört duvar ardında kalman önemli.’
Bir yaz kampından hallice hapis macerasını dahi AİHM’e 3 kez şikayet etmekten geri durmayanların artık bir korku filmine dönen Demirtaş tutsaklığının sona ermesi için alınan kararlara ise sırtını döndüğünü görüyoruz.

Avrupa’nın en yüksek yargı organının kararlarını uygula-ma-mak için hemen her tür yönteme başvuruldu. Siyasi iktidar milyonlarca oy almış bir siyasetçiyi, hapiste tutmak için gösterdiği gayreti başka alanlarda gösterse çok önemli sorunları kesinlikle çözerdi.

Demirtaş’ın hapishanede geçirdiği rahatsızlığa gösterilen duyarsız tutum ise, aslında bu ülkede kimsenin yaşam hürriyetinin garanti altında olmadığını gösterdi. (Zira rahatsızlığın geçen hafta salı günü gerçekleştiği, Demirtaş’ın dün itibariyle de hastaneye kaldırıldığı bildirildi.)

Devlete bedenini emanet etmiş bir insanın hastalığının ilk 7 gününde hapishane şartlarının insafına terk edilmesi emanete ağır bir lakaytlığı işaret ediyor. Selahattin Demirtaş’ın milyonların desteğini aldığı biliniyor. Bu duyarsızlık ona destek veren milyonları da muhatap alıyor.

Gandi’den Gramsci’ye siyasi düşüncesi dönemin politik güç anlayışına uymayan pek çok insan, kimsenin kılına bile zarar vermedikleri halde, hayatlarının bir kısmını hapiste geçirdiler. Yazık ki, bunlardan bazıları için hapishane duvarları son durak da oldu. Yürüyerek girdikleri zindanlardan tabut içinde çıktılar.

Aşağıdaki sözlerin ortak paydası müelliflerinin tamamının hayatlarının bir kısmını hapiste geçirmiş olmaları…

Reklam

Keyfi olarak kurulmak istenen ideoloji sistemleri, tarih sahnesindeki yarışmada er geç silinip gider. Hatta kimi zaman o anda elverişli bazı koşulların birleşmesi sayesinde halka gitmede bir ölçüde başarı sağlamış olsa bile, kısa ya da uzun sürede ortadan kalkmasının önüne geçilemez.
Antonio Gramsci

Bir kez daha yineliyorum, bizler mutluluk için yaşadık, bunun için mücadeleye girdik ve bunun için ölüyoruz. Hüzün adımızla anılmasın.
Julius Fuçik

Özgür olmak, sadece birisinin zincirlerini kırması değildir; ancak başkalarının özgürlüğünü artırmak ve başkalarının özgürlüğüne saygı duyacak şekilde yaşamaktır.
Nelson Mandela

Düşünce özgürlüğü lehindeki temel sav, bütün inançlarımızın kuşku götürür olmasıdır.
Bertrand Russell

İnsanların en erdemsizi kendi erdeminin ne kadar fazla olduğunu anlatandır.
Jawaharlal Nehru

Şiddet, ahlak dışıdır, çünkü sevgi yerine nefret üzerinde yol alır, toplumu yıkar ve kardeşliği olanaksızlaştırır.
Herhangi bir yerdeki adaletsizlik, her yerdeki adalete tehdittir.
Martin Luther King Jr

Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlaktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı.
Mahatma Gandi

Selahattin Demirtaş da çoktan tarihin sahnesinde bu isimlerin yanına adını yazdırdı.
Ben Demirtaş’tan illa bir alıntı yapacak olsam tam da şu sözü yazardım ondan tarihin akışına kalsın diye :
“Gurur duyacağınız bir şey yoksa da, utanç duyacağınız bir şey olmasın en azından hayatınızda. Yoksa bişey, taşıyamayacağınız kadar ağır gelir ve onun altında ezilirsiniz.”

Reklam

Bu sözün altına Nehru’dan Martin Luther King’e, Mandela’dan Russell’a, hangi tarihsel kişilik imzasını atmaktan çekinir.
Demirtaş’ın imzası artık tarihin hükmünün altındadır.

Çünkü :
Sabrın çiçeklerini açtığı yerden,
Asla kapanmaz yaşanan defter.
Çünkü tarihin en güzel yerinde,
Son sözünü hep direnenler söyler…

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here