Hz. Ali (r.a), „İnsanlar bilmedikleri şeylere düşmandır“ der.
Bizim gibi ülkelerde ise hem bilmediklerine hem de öğrenmeye karşı düşman politikası yürütülmektedir.
Hak, hukuk, adalet, özgürlük, insan hakları, demokrasi gibi kavramlar, konuşmaları süsleme sanatıdır.
Hatta öyle ileri boyutlara varılmıştır ki kendi uygulamalarımızı hakikat diye sunuyoruz.
Bu sebeple ülkede özgürlük, adalet, insan hakları demokrasi olduğu söyleniyor.
Hem de başka yerler ile kıyaslanamayacak ileri boyutta.
İmam Şafi şöyle der:
“40 Alimi 1 Delille Yendim, 1 Cahili 40 Delille yenemedim.”
Cahillikleri onların övünç kaynağıdır.
Durum İslamiyet için de farklı değildir.
Din adına hareket ettiğini iddia edenler, ortaya koydukları tezlerle menfaatperestliklerini orta yere sermektedirler.
Allah’ın emir ve yasaklarını bir makam uğruna dünyalık menfaatlerin altına indirgeyebiliyorlar.
80 yıllık ömürlerinde biriktirdikleri ilimlerini, bilimlerini biranda çöp edebilmektedirler.
Giderek dozu artan cahillik örneklerine şahit oluyoruz.
İşte son dönemde kamuoyuna yansıyan bazı söylemler:
„İnanıyorum ki bu sizin ruzi mahşerde (mahşer günü) beraat (kurtuluş) belgeniz olacaktır.“
„Zannetmeyin ki ben verdiğim oyun hesabını vermeyeceğim. Samimiyetle söylüyorum daha fazla vereceksiniz. Kılmadığınız namazdan, tutmadığınız oruçtan, gitmediğimiz hacdan daha fazla vereceksiniz.“
„İktidara zarar verecekse haksızlık ve yanlışlardan şikayetle doğruları söylemek caizdir diyemem.“
Oysa İki Cihan Serveri (s.a.v) şöyle buyurur:
„İçinizden biri bir kötülük görürse onu eliyle, buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle (ona karşı kin ve nefret beslesin). Bu ise imanın asgarî gereğidir.“
Kur’an-ı Kerim Tevbe Suresi 9. Ayet:
„Allah’ın ayetlerini az bir çıkara değiştirdiler de Allah yolundan engellediler. Gerçekten de bunlar ne fena şeyler yapageldiler.“
İslam Peygamberi (s.a.v.) „Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.“ der.
Üzülerek belirtmeliyim ki bu hakikati dahi menfaatlerimiz doğrultusunda yorumladık.
Nasıl mı?
Müslümanlara yapılan haksızlıklar karşısında susmanın dilsiz şeytan olacağını sürekli dile getirdik.
Ama gelin görün ki aynı dinden aynı mezhepten aynı cemaatten aynı ırktan olmayanlara karşı yapılan zulümlere sessiz kalmayı tercih ettik.
Çünkü zaten onların hakkı ölümdü.
Tam bir kabilecilik.
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığı.
Fikrimize, zikrimize, görüşümüze uymayanlara karşı yapılan haksızlık karşısında susmak ile de dilsiz şeytan olunacağına inanmadık.
Biranda kör, sağır ve dilsiz oluverdik.
Bundan olsa gerek iktidar bizdense yaptığı her haksızlık hukuksuzluk çok rahatlıkla görmezden gelinebiliyordu.
“Bizim iktidarımızda yapılan zalimlik dahi olsa kutsaldı” anlayışı.
Fakat iktidar bizden değilse sineğin kanadından yağ çıkarırcasına eşikte beşikte mezarda ne varsa her şeyi ortaya yere dökmeyi de dini bir vecibe saydık.
Anlayacağınız „Benim Zalimim İyi“; „Başkalarının Zalimi Kötü.“
Güce tapma.
Oysa Allah, hakkı ayakta tutmamızı emrediyor.
Menfaatperestliklerimiz, Allah’ın Adil-i Mutlak olduğunu da unutturdu.
Ahireti unutup dünya sevdasına kapıldık.
Adaleti menfaatlerimizin sermayesi yaptık.
Adaleti yok edince kendimize Müslüman olduk.
Bugün adaletten yoksun sözde İslam dünyasının geldiği nokta zulüm, baskı, diktatörlük, yoksulluk, haksızlık, hukuksuzluk, savaş ve çaresizlik.
Müslümanların İslamiyet’e verdiği zararı başka kimse vermemiştir.
Örnek mi;
Dini siyasete alet edenler.
Son sözü adâlet konusunda bazı Hadis-i Şeriflere bırakalım:
„Kıyamet gününde mutlaka haklar sahiplerine verilecektir. Hatta boynuzlu koyundan boynuzsuz koyunun hakkı bile alınacaktır.“
„Üç çeşit hâkim vardır. Biri cennetlik, ikisi cehennemliktir. Cennetlik olan, hakkı bilen ve onunla hükmedendir. Hakkı bilip zulümle hüküm veren ve cahillikle bilmeden insanlar arasında hükmedenler ise cehennemliktir.“
„Kıyâmet gününde, insanların Allah Teâlâ’ya en sevgili olanı ve Allah’a en yakın bulunanı adil devlet başkanıdır.“
„Kıyamet gününde, insanların Allah yanında makamı en üstün olanı adâletli devlet başkanıdır. Kıyamet gününde Allah katında, kullarının en şerlisi de zâlim ve ahmak olanıdır.“












