23.5 C
İzmir
20.2 C
Istanbul
18.5 C
Ankara
Freitag, September 18, 2026 11:00:19
Start Ocak Yazarları Ankara’daki karışıklık netleşiyor mu? ‘Bundan sonra yapılacaklar Deva partisi’ni engellemek için...

Ankara’daki karışıklık netleşiyor mu? ‘Bundan sonra yapılacaklar Deva partisi’ni engellemek için olacak…

0
14

Ankara karışık diyerek sizlerle bazı bilgileri paylaşmıştım. Bu karışıklık hem bir zihin karışıklığıydı ve hem de Ak parti içindeki ‘nasıl hareket edeceğiz?’ karışıklığı. Aslında çok daha genişletilmesi gereken konular var da, neyse onlara şimdi girmeyelim. 

Zihin karışıklığına kollektif zihnin karışıklığı olduğu kadar devlet aklının zihin karışıklığı da diyebiliriz. 

Aslında her şey yolunda gidiyordu ama beklenmeyen bir şey oldu: Korona…

Korona virüsü ve salgının başlaması hiç beklenen bir durum değildi. Ülkemiz için de, dünya için de. Zihin karışıklığına bir de korona eklenince durum daha da zorlaştı. Ama bu bir bakıma iyi de oldu, çünkü daha hızlı karar verilmesi gerektiği anlaşıldı. Devlet aklının bu zihin karışıklığından kurtulması, koronanın etkisiyle hızlandı ve karar verildi. 

Karar verildi verilmesine de, bütün alanlarda olduğu gibi nasıl ilerleyeceği konusu belirsizdi. Yani sorun, sürecin yönetilmesiydi. Bir bakıma bu da doğal olması gerekliliği yüzünden sürecin kendisine bırakıldı. Bence de çok iyi oldu. Süreç kendi dinamikleri içinde ilerledi ve su yolunu buldu. 

Devlet aklını kontrol altına almak için bazı yasa değişiklikleri düşünüldü. Setlerin sayısının arttırılması yoluna gidildi ama bu noktada da CHP bazı ara yolların haritasını sundu. 

Kimileri darbe konusunu açtı, kimileri de erken seçim. Aslında bütün bu ifadeler devletin belli noktalarını manipüle etmek içindi. Dedim ya, sürecin işleyişi sürece bırakıldı diye; süreç içinde demeçler de arttı. 

Bütün bunlar olurken Ali Babacan çeşitli haber kanallarında görünmeye başladı. En son da Cüneyt Özdemir’in kanalında konuştu ve bir hayli de ses getirdi. 

Kimseye çamur atmadan, 

Kimseyi hedef göstermeden, 

Kavga etmeden, 

Yarışa girmeden, 

Hedefe odaklanarak, 

Ve de en önemlisi yumuşak bir dille ve kucaklayıcı… 

Mesajlar alınmıştı aslında. Taraflar mesajlarını işin kurallarına uygun olarak gönderdi. Buraya kadar her şey normal seyrinde ilerledi. 

Peki seyrinde gitmeyen ne? 

Zihniyet… 

Ak partinin uzun yıllardır kullandığı tarz, yöntem zihniyet değişikliğine uğramadan bugüne kadar geldi: ‘Karşısına hedef olarak almak ve kavgayla nabzı yükseltmek, gerginlik ve yarış….’

Bu tarz ve yöntem şimdiye kadar başarılı oldu, evet. Ama koronadan sonra bütün dünya, gözden gelinemez bir değişiklikten bahsediyor. Ülkemizde de böyle, devletimizde de… 

Bu tarzın bittiğini Ankara anladı ama bazı Ak partililer hala anlayamadı. Bu yüzden de eski kalemler, eski zihinler ve eski kuralcılar hala daha aynı söylemi kullanıyorlar: ‘İyi de karşınıza alarak konuşsanız, direk söyleseniz….’ 

Anlamıyorsunuz…. 

Bunun devri bitti. 

Dönem, karşınıza taraf olarak seçip, hırpalama dönemi değil. 

Dönem, sorunlara kilitlenme ve çözüm üretme dönemi. Bunu yaparken de özenle dikkat edilmesi gereken etken, korona ve koronalı hayat. 

Yani çok yönlü düşünme ve buna uygun hareket etme. 

Ali Babacan da konuşmalarında buna dikkat ettiği için bazı Ak partilileri kızdırıyor. Sadece bu mu, değil. Özenle manevraları aştığı için gücü görünür olmaya başladı. 

Güç önemli. 

Gücü kontrol edebilmek daha da önemli. 

Ali Babacan mesajlarını dikkatlice işleyerek veriyor. Bu mesajları alanlar aldı ve kararını verdi zaten. Ali Babacan’ın önemle dikkat çektiği konu, başlıkta ifade ettiğim ‘engelleme’. Katıldığı programda kullandığı cümleyi aynen alıp sizlere aktardım: ‘Bundan sonra yapılacaklar Deva partisi’ni engellemek için olacak..’

Bu ifadesinden daha önce de açıkça belirtti: ‘Deva partisi Anadolu projesidir’. 

Denizi olmayan Ankara’ya, denizi olan yerlerdeki açık, özgür bakış açısını sundu. Ve bunu da Anadolu’nun dinamikleriyle açıkladı. 

Çok kültürlülük, özgürlükçü yapı, özgür düşünce ve eylemler ve erdemlilik. Erdemliliği biraz açayım isterseniz: İnsanı ve devleti özgür bırakma, gücü kontrol edebilme, dürüstlük ve iyi insan olma, dini saygınlığına yaraşır şekilde anlama ve yaşama… 

Umarım Ankara’daki bazı Ak partililer bu mesajları alırlar, sanıyorum da aldılar. 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

Vorheriger ArtikelKoronavirüs Normalleşme Planı
Nächster Artikel6,5 milyondan fazla kişiye testi yapıldı..
Sinan Eskicioğlu
Wer ist Sinan Eskicioğlu? Er wurde 1974 in Izmir geboren. Seine schulische Laufbahn begann er an der Agah Efendi Grundschule. Nach seinem Abschluss an der Izmir İmam Hatip High School bestand er die ÖSYM-Prüfungen und wurde an der Theologischen Fakultät der Dokuz Eylül Universität zugelassen. Mit seiner Abschlussarbeit im Fachbereich Theologie mit dem Titel „Allahs Wille und das Problem der Kausalität” schloss er sein Studium im Jahr 2000 mit einiger Verspätung ab. Aufgrund der Auswirkungen des 28. Februar-Prozesses, durch den Absolventen der Theologischen Fakultät keine Lehrstellen erhielten, beschäftigte er sich bis 2002 mit Handel. Im Jahr 2002 begann er ein Masterstudium im Fach Religionsphilosophie an der Theologischen Fakultät der D.E.Ü. Im selben Jahr brach er sein Masterstudium ab und ging nach Deutschland. In Deutschland war er als Ausbilder und Lehrer in verschiedenen Moscheen tätig, die der Diyanet unterstehen. Er studierte Sozialarbeit und Management an der Universität Duisburg-Essen. Von 2007 bis 2011 war er als Direktor des Bildungszentrums der IGMG (Europäische Nationale Sichtweise) in Düsseldorf und als Regionalausbilder tätig. Von 2011 bis 2013 setzte er seine Ausbildung an der Universität Osnabrück im Fachbereich Protestantische Theologie fort. Seit 2016 ist er Kolumnist bei der Zeitung Ocak Medya. Seit 2020 ist er Chefredakteur der Zeitung. Der Autor spricht Deutsch und Englisch. Bislang hat er sieben Bücher veröffentlicht. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam (Beende die Versklavung des Menschen durch den Menschen – Personalisierter Islam), Zeytin Ağacı (Roman) (Der Olivenbaum), Katar istanbul (Katar Istanbul), Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık (Von den Muslimbrüdern zur AKP – Islamismus), Tarihteki Dindar Zalimler (Religiöse Tyrannen in der Geschichte). İbn Sina, İbn Haldun