Klasik İslam’ın sonu mu?

0

‘Baba, Ramazan’da oruç tutulacak mı?’ 

Bu soruyu kızım yönelttiğinde, ilk anda ‘tabii’ dedim. Ama sonrasında üzerine düşününce ‘belki de’ dedim…

Evet, belki de Ramazan’da oruç tutmanın belli yaşın üzerindekiler için sakıncalı olabileceği fetvası verilir ve kimileri oruç tutamayabilirler. Henüz daha bir ay var, bakalım süreç nasıl ilerleyecek. Bekleyip, göreceğiz. 

Gerçek olan şu ki; camiler kapatıldı, Kabe’de tavaf tekrar başlamış olsa da tam randıman olduğunu sanmıyorum. 

Peki ne olacak? 

2012 yılında Almanya’nın Sars virüsü sebebiyle hazırladığı rapora göre bu süreç Nisan ortasında bitmeyecek. Açıkcası, daha da sürecek. 

Sosyal medyada ve çeşiti gazetelerde Diyanet’in durumu ve camilerin bugünkü hali öne sürülerek çeşitli yorumlar yapılıyor. Gereksizliği, bütçesinin başka kurumlara devredilmesi vb. 

Covid19 isimli virüsten kaynaklanan bu durum yüzünden camiler daha ne kadar kapalı kalacak? Bu sorunun cevabını bilen yok. Öyle bir zaman ki, kimse ne olacağını bilmiyor. 

Reklam

Yönelttiğim soruda art niyeti yok, sadece düşünen zihinlerdeki soruyu müşahhas hale getirdim. 

Klasik İslam dediğim de, bugün Müslümanların başkalaştırdığı İslam anlayışının bu süreçte tıkanacağı. 

Müslümanlar, ‘Diyanet’i takmıyorum, Diyanet beni bağlamaz’ diyemiyorlar. Diyemezler de, çünkü büyük çoğunluğu, şu andaki yönetime inançsal diyebileceğimiz kadar bağlılar. 

Korona yerelde ve küreselde birçok şeyi değiştirecek diyoruz. Kimileri çeşitli senaryoları da sıralıyorlar. Hatta öyle ki, kıyamete dair olanlar bile var aralarında. Hz. Peygamber’in kıyamete yakın zamanla ilgili hadislerini toparlayıp, Müslümanların ümitlerini yok etmeyi dahi düşünmeden yazılarına dayanak yapıyorlar. 

Tabii ki, bunlara katılmıyorum. 

Dünkü yazımda ifade ettiğim gibi, korona salgını Çin’in abuk-sabuk yiyecek kültürü, Batı ve Modern bilim sebebiyle ortağa çıktığı kadar; aynı zamanda da Müslümanlar sebebiyle ortaya çıkmıştır. 

Neden mi? 

Çünkü Müslümanlar, üzerlerine düşen görevleri yapmadılar ve suça ortak oldular; ortada bir suç ve suçlu varsa…

Reklam

Müslümanlar, klasik İslam diyerek; yaşanan hayattan kopuk, ayetleri anlamaktan uzak, hadisleri ayet hükmüne getirerek, nefslerine uygun bir anlayış ihdas ettiler. Suçlu olmalarının sebebi de burası. 

Müslümanlar ayetleri anlamaya ve hayatlarına az da olsa uyarlamaya çalışsalardı, İslam’ın öne sürdüğü doğal ve paylaşıma dayanan bir sistem çalışması ortaya koysalardı, durum çok daha farklı olabilirdi. 

Bunlar olmadığı için bugün camiler kapalı… 

Müslümanlar Çin’i, Batı’yı ve Kapitalizm’i suçlamaktan ziyade; evde kalınması gereken şu günlerde, başlarını ellerinin arasına alıp düşünmeliler: 

‘Bugün camilere kilit vurulduysa, insanlar camilere gidemiyorsa, insanlar ev hapsine dönüşen bir dönem yaşıyorlarsa bunda Müslümanların hatası ne kadar?’ 

5 vakit namaz, oruç ve hac zamanı, (geçen değindiğim) fitre miktarı ve zekat gibi konularda hep bir ölçü ve programlama var iken; yaşanan hayatla ilgili hiç plan ve program yapılmaması!

Sonra da Müslümanların hep bir ağızdan söyledikleri cümle: ‘Kuran, mezarda ölülere okunmak için gelmemiştir’.

Evet, Batı ve Batı’da gelişen abartılı bilim anlayışı insani değildir. Ama bu gayri insaniliğe ortam açanlar da Müslümanlardır, kimse kusura bakmasın.
Nasıl mı? 

Kendilerine göre oluşturdukları hayattan kopuk din anlayışları ve bilimsel çalışmalardan kopmaları. Sonrasında da ‘öbür dünya’ endeksli bir anlayışı Müslümanlara kabul ettirmeleri. 

Bakalım Müslümanlar bu sona ne kadar hazırlıklılar? 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here